fbpx
tenis koçu. ama herhangi bir tenis koçu değil Serena Willams'ın koçu. Netflix'te her bölümünde farklı spor dallarından koçların konu edildiği The Playbook adlı belgeselin 1.sezonunun 4.bölümününe konu olan kişi. adı patrick ama soyadı diğer muratoğlu gibi yazılıyor tipi de memleketimizde sokakta görebileceğimiz herhangi bir gibi. Türk mü acaba?
Teletıp ve medikal görüntü arşiv yazılımları üreten Datamed firmasının iki ortağından birisi. Enerjik ve sempatik ve insan seven insan. Artvinli. Yüksek elektronik mühendisi.
1959 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra, Paris Sorbonne Üniversitesi'nde doktorasını yapmış, Kuzey ve Latin Amerika'da -kendi tabiri ile- bazı duraklamalar yaptıktan sonra Paris'e geri dönmüştür. 1967 yılında ODTÜ'den aldığı davet üzerine ders vermeye başlamıştır. ODTÜ'de 40 yılı aşkın süre ders veren Erhan Hoca yaşayan bir efsanedir.

Yine kendi tabiri ile mühendislik-mimarlık öğretim-eğitim çerçevesi içinde yapı mekaniği ağırlıklı deprem mühendisliği konularına da bir miktar uzanan ve mimarlık tasarımı ile mühendislik projelendirmesi arasındaki organik bağları incelemeye yönelik dersler vermiş ve bu alanlardaki çeşitli araştırma konularıyla uğraşmıştır.

1978 Ecevit tarafından kurulan 42.Hükümet'de Yerel Yönetimler Bakanlığı müsteşarlığı görevini üstlenmiştir.

Erhan Hoca kelimenin tam anlamı ile bir "rönesans adamı"dır. Mühendisliğinin yanı sıra öğrenciliğinden itibaren yakından ilgilendiği sanatın her dalında hem üretim yapmış hem de eleştirmen olarak katkıda bulunmuştur.
ankara'nın kıyasıya rekabet eden iki parkı; botanik ve seğmenler... gezi olayları döneminde popülaritesi doruk noktasına çıkan seğmenler parkı, pandemi döneminde yerini botanik parkına bırakmış gibi gözüküyor. eline termosunu, sandalyesini alan çankaya halkı mart ayından beri botanik parkını mesken edindi. tabi bu popülaritede yıllar sonra tekrar açılan atakule'nin de payını unutmamak lazım.
tam adı "ders101 bilim kültür sanat eğitim platformu" olan, inanılmaz keyifli konulara en hakim hocaları ilgilenenlerle buluşturan platform. Kudret Emiroğlu ile inancın tarihi ve sanatın antropolojisi, mehmet okyayuz ile dünyayı anlamanın düşünsel temelleri gibi akıl durdudan dersleri vardır. pandemiye kadar erimtan müzesi gibi şehrin en keyifli noktalarında ders yaparken pandemiden sonra dersleri zoom üzerinden online olarak yapmaya başlamıştır. Ders 101 Bilim Kültür Sanat Eğitim Platformu
Şimdi konu malum, Covid-19 virüsüne karşı başarılı olduğu söylenen 4 ayrı aşı var. Bunlar Pfizer/BioNTech (Amerikan-Alman), Moderna (Amerikan), AstraZeneca/Oxford (İngiliz) ve Sinovac (Çinli) firmalarının geliştirdiği aşılar.

Bugün twitter'da "Hangi ülke kimden, kaç doz aşı siparişi verdi?" başlıklı bir grafiğe denk geldim. Bu grafikte ülkelerin milyon doz cinsindan yukarıdaki 4 üreticiden hangisi veya hangilerinden sipariş verdiğini görselleştirmişler. Grafik burada : twitter


Mesela bakıyorum, Avrupa Birliği kendisini garantiye almış Alman, Amerikan ve İngiliz aşılarından bir paket yapmış hepsini denemek istemiş belli ki. Keza ABD de öyle. Onlar da her üçünden ortaya karışık bir paket yapmış. Her ikisinin de ortak yanı karışık paketler yaparken en büyük payı İngiliz AstraZeneca/Oxford için kullanmaları olmuş. Japonya, İngiltere, Kanada için de aşağı yukarı aynı durum geçerli.

Grafikte listelenen 14 ülkenin 13'ü -en azından grafiğin ölçeği içerisinde gösterilecek büyüklükte- Çin aşısına yatırım yapmamış. Ama 14.ülke ki o ülke biz oluyoruz, sadece ve sadece Çinli Sinovac firmasının ürettiği aşıdan sipariş vermiş.

Bu 13 ülkenin bilmediği ama bizim bildiğimiz bir şey mi var acaba? Tüm gelişmiş ülkeler Amerikan, Alman ve İngilizinkini yaptırırken biz neden sadece Çinlinin aşısını yaptırıyoruz? Neden..?
Ankara'nın efsane kitapçısı Dost Kitabevi online alışveriş sitesi açmış. Ankara içinde öğlen saat 2'ye kadar verilen siparişleri aynı gün, 4'e kadar verilen siparişleri ertesi gün teslim ediyorlarmış : https://www.dostkitabevi.com
Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhammedov, başkent Aşkabat'ta -videodan gördüğümüz kadarıyla bir meydana- köpeğinin heykelini diktirmiş. Köpek Alaybay cinsi imiş. Hayatını kaybettiği için mi diktirdi onu haberlerden anlayamadım. Adını da yazmamışlar. Burada videosu var.

Ama yorumlarda Alaybay türünün Türkmenistan'a has bir tür olduğu için heykeli dikildiği de yazılmış ama aslı astarı nedir bilemiyorum. Sivas'ta kangal, Aksaray'da malaklı #64 heykeli dikilmesi gibi bir şey de olabilir yani.
Tarih bu kişilik hakkında nasıl karar verecek çok merak ediyorum. İyi konuştuğu kesin. Ama doğru söylediği şeyleri gerçekten içinden gelerek mi söylüyor yoksa politika mı yapıyor belli değil. Kendi cenahından bile aldığı tepkiler kimseye nasip olmadı.
1965 Ankara-Haymana doğumlu edebiyatçı, yazar. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İlk romanı Kuzey 2009 yılında yayımlandı. İkinci romanı Masumlar 2011'de çıktı. İstanbul İstanbul 2015'te yayımlandı. Son romanı ‘’Labirent’’ 2018’de yayımlandı. Romanları 40 dilde yayınlanmaktadır. Uzun yıllar yurt dışında Cambridge'de yaşamak zorunda kaldı. Masumlar ile 2011 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
fransız yönetmen jean jacques annaud'nun 1981 yapımı filmi. daha çok "quest for fire" adıyla bilinir. ateşin keşfinden sonra insanın yaşadığı serüveni bilimsel ve felsefi açıdan seyirciye aktaran muazzam bir eser. filmde geçen birçok şeyi sorgulayacaksınız.
Sevenin çok sevdiği, sevmeyenin ise hiç beğenmediği 3 bin lt dizel, 306 hp lik spor otomobil. Özellikle sport moddaki hızlanışını anlatmak yetmez, yaşamak gerekir. Piyasaya ilk sürüldüğünde yadırgansa da sonradan bir sınıfa adını verdi ve rakipleri tarafından da takip edildi.
1995 yılında kurulmuş amerikan heavyrock metal grubudur. güzel abilerdir. vokalisti sully erna'nın sesi genelde metallica'nın solisti james hetfield'a benzetilir. "love-hate-sex-pain" isimli şarkıları hayatı iyi özetleyen dört kelimeyi içerir.
Mülkiye 1975 mezunu, uzun yıllar Eski adıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın çeşitli birimlerinde müfettişlik, müdür yardımcılığı gibi pek çok görev yapmış halen Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği başkan vekilliğini de yürüten müthiş entellektüel, hoş sohbet, zarif ve gurme kişi.
Covid-19 Pandemi tedbirleri kapsamında 21-22 Kasım'a denk gelen haftasonu için sokağa çıkma yasağı ilan edileceği konuşuluyor sosya medyada. Açıklama bugün yapılabilir deniyor. Bekliyoruz.
Türkiye'nin kuzeyinden Fransa'nın kuzeyine, Trabzon'dan Lille kulübüne transfer olan ve bir Avrupa maçında İtalya'da Milana 3 gol atıp, hat-trick yaparak tüm dikkatleri üzerine çeken 1997 doğumlu Türk futbolcu. Olağanüstü yeteneğinin dışında başarısının arkasında nelerin olduğu kendi ağzından şu şekilde:

“Her alanın profesyonellerinden oluşan bir ekibimiz var. Kariyer yönetim ekibim, psikoloğum, kurs için öğretmenlerim var. Sadece bugünü, yarını değil, bundan 10-15 sene sonrayı da planlıyoruz. Uyku koçum Nick 2 ay önce ekibe katıldı. Günlük rutinim, alışkanlıklarım kayıt altına alındı. Sonra 80 soruluk bir test çözdük. Evin sıcaklık derecesinden, günlük beslenmeye kadar birçok veriye dayanarak bir uyku sistemi belirledik. Dinlendiğim ortamı revize ettik."

“Sabah evde kendime yarım saatlik bir zaman yaratıyorum dünyadaki gelişmeleri takip etmek için. Sonra kahvaltı ve antrenman için tesislere gidiyorum. İngilizce ve Fransızca derslerimi akşam yapıyoruz. Düzenli aralıklarla spor psikoloğumla seanslar yapıyorum."
Mülkiye (İktisat) mezunu gazeteci. Pek çok medya kuruluşunda spiker, muhabir ve editor olarak çalıştıktan sonra şu anda her sabah periscope, youtube ve twitter üzerinden kendi internet kanalında serbest gazetecilik yapıyor. Canlı yayınını Twitter'dan takip etmek etmek bana daha kolay geliyor. Her sabah 9.00-9.30 arasında ilk yayın, sonra da 10.30-11.30 arasında gazete haberlerini yorumluyor. twitter
Yeni açılan yola girmek için Çevre Yolu'nun Gölbaşı gişelerinden İncek istikametine döndükten 6-7 km sonra gişeler bağlantı yoluna sapıyorsunuz. Bağlantı yolu Gölbaşı solunuzda kalacak şekilde sizi takriben 8-10 km sonra gişelerden geçiriyor ve 4 şeritli bomboş bir yolda gönlünüzce gazı kökleyebileceğiniz formula pisti gibi az ve yumuşak virajları olan bir yola çıkıyorsunuz. Ekim ayı ortası itibari ile ne bir benzinlik, ne mola yeri ne de sinyalizasyon bitmiş ve çalışır durumda değildi. Makul (1) hızda yaklaşık 50 dakika gittikten sonra Şereflikoçhisar'dan tam önce yer alan Tuz Gölü Tesisleri'nin olduğu yerde ışıklı bir kavşakla eski Adana (Niğde) yoluna bağlanıyorsunuz ve yolun geri kalanını eski yoldan gidiyorsunuz. 50 dakikalık yeni yol maceranızın bedeli olarak HGS hesabınızdan 48 TL düşülüyor. İyi yolculuklar.
Starbucks gibi olmaya çalışıyor gibi geliyor bana. Bardaklardaki yeşilin tonu mesela.
Fransız'ın patrick mouratoglou varsa bizim de Batuhan Osmanoğlu'muz var. Kendisi Ankara Atlı Spor Tenis Kulübü'nün güzide tenis hocasıdır. Aslen inşaat mühendisi olup iyi tenisçi, iyi sporcu, güleryüzlü ve zarif bir insandır.
Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) dün twitter hesabından yaptığı bir paylaşımla gündeme bombayı bıraktı. AST, yaptığı paylaşımda 6 Aralık 1963'de açılan Kızılay Ihlamur Sokak'taki tarihi salonunu pandemi döneminde karşı karşıya kaldıkları zorluklar, mülk sahibinin dayattığı ağır koşullar gibi nedenlerle boşaltmak zorunda kaldığını haber veriyordu. twitter


Az önce Ünsal Ünlü(*), her sabah yaptığı canlı yayını öncesi, sabahın erken saatlerinde Mansur Yavaş Başkan'la konuştuğunu ve Başkan'ın konuyu takip ettiğini söyleyip AST için çözüm bulmaya çalışacağını müjdeledi. İlginç olan, Mansur Yavaş'ın Ünsal Ünlü ile yaptığı konuşmada, sağ gelenekten gelen bir siyasetçi olarak aslında AST'a hiç gitmediğini ve herhangi bir oyun izlemediğini ancak şehrin belleğini korumak açısından konuyu mutlaka çözüm bulacağını söylemesi idi.
Alman Devleti Covid-19'la mücadele için eğlenceli bir video hazırlamış. Türkçe altyazılı olarak buradan izliyebiliyoruz: twitter
Tam adı Şükrü Haluk Günuğur olan, Avrupa Birliği Hukuku konusunda Türkiye'deki en yetkin isim. Halen Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olan prof. dr. haluk günuğur yazdığı 25'den fazla kitabı ve yüzlerce akademik makalesinin üzerine şu dünya üzerindeki sohbeti en keyifli ve en zarif insanlardan birisidir.
Artvin'in bir ilçesi, dünyanın doğası en güzel ve en bakir yerlerinden biri olabilir. 2015 yılında Cittaslow kapsamına alındı ve Türkiye'nin sakin şehirleri arasında yer aldı. Şavşat'da bulunan muhteşem doğa harikası Karagöl'e ait bir video şurdan izlenebilir: video

TRT Haber bültenlerinden tanıdığımız güler yüzlü, cana yakın, bilgili, en kritik haberleri sunarken bile iyimser ses tonu ile insana umut veren iletişim bilgesi. Aynı zamanda kişisel gelişim eğitimleri de vermektedir.
1940'ta İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesini birincilikle bitirdi. Lyon Fransa'da Elektronik yük. müh. diploması aldı. Hacettepe Üniversitesi Bilgi İşlem Müdürlüğünü 1967 yılında kurdu. 18 yıldan fazla bu merkezde görev aldı. 19712de Türkiye Bilişim Derneğini kurdu. Türkçe'ye olan tutkusu ile bilinir. Bilgisayar, bilgi işlem, yazılım, donanım, bilişim, bellek, imleç, çevrimiçi vb. Türkçe bilişim terimlerini geliştirdi (yaklaşık 2.500 yeni sözcük) Prof. Dr. Aydın Köksal iyi düzeyde İngilizce, Fransızca, İtalyanca bilmekte, Almanca ve İspanyolca teknik belgeler üzerinde de çalışma yapabilmektedir. 52 yaşında, resim yapmaya başlamış ve iki buçuk yılda 55 tablo yapmıştır. Daha önce keman çalmış ancak 65 yaşında ise piyano dersleri alarak Beethoven’in Ay Işığı Sonatı (Adagio), Schubert’in Serenad’ı, Chopin’in Do Diyez Minör Noktürn’ü, Opus 64 No. 2 Vals’i gibi sevdiği birkaç yapıtı öğrenmiştir. Özetle yaşayan efsanedir kendisi.
Türkiye'de batı müziği formları ile doğu müziğini piyanosunda buluşturan, türk müzik tarihinin bir dönemine damga vuran, "piyanist şantör" geleneğinin öncüsü, kadife sesli, naif, Türkçe'yi kusursuz kullanan İzmir'li müzisyen. 1941 doğumlu, 2013 yılında 72 yaşında prostat kanseri hastalığına yenik düşerek vefat etti. Toprağı bol olsun.
Katolik Hıristiyan dünyasının dini lideri Papa Francis, Vatikan'da yaptığı Kasım ayı duasında yapay zeka kullanımının insanlar arasında eşitsizlik artışına yola açabileceğina karşı uyarıda bulunmuş ve yapay zekanın tüm insanlar için çalışması çağrısında bulunmuş. Vatikan Şubat ayında da yapay zeka teknolojilerinin etik kullanımı için çağrı yapmıştı.
Logosundan araştırıp Semerkand TV'de yayınlandığını anladığım televizyon programında kim olduğunu anlamadığım şeyhin depremi konuşarak durdurduğunu anlatan adam ve onu nefessiz şekilde izleyen diğer adamlar grubu. Anlatan adamın yüzünde hınzır bir gülümseme var sanki, ne anlatsam gidiyor der gibi. Video burada : video

Türkiye'dir. Banu Alkan, Posta gazetesinde verdiği röportajda "siyasi duruşu" soruluyor. Sanatçı toplumun önünde yarı milletvekili sayılır diyor ve ekliyor; Bir gün mutlaka Türkiye'nin kültür bakanı olmak isterim.

Kendisine neden Kültür Bakanlığı'nın yakıştırdığı sorulduğunda ise sanayi bakanı olacak halim yok ya benim yapabileceğim bakanlık Kültür Bakanlığı tabi ki cevabını veriyor.

Söyleşinin bomba ifadesi ise şu; "Mutlaka toplumsal olaylara parmak basabilir bir sanatçı ama bazılarını kırabilir."

Röportajın tamamına buradan ulaşılabilir.
ankara-çayyolu sarnıç avm'de çok lezzetli lahmacunlar yapan kebapçı. özellikle lahmacun severlerin uğrak yeridir. sahibi eski coğrafya öğretmeni turan cennetkuşu'dur.
1985-1995 yılları arasında üretilmiş, sonradan e-class'a evrilmiş alman endüstrisi şaheseri. mercedes denildiğinde bir neslin aklına ilk bu model gelir.
Ankara Bilkent'de mükemmel kortlara ve tesislere sahip tenis akademisi. Sports International yanında bulunur.
Ne menem bir kişi olduğunu bir türlü çözemediğim, instagram'da 19 milyon takipçisi bulunan İtalyan vatandaşı emekli iş adamı. 53 yaşındaki bu şahsın ne iş yaptığını öğrenmeye çalıştığımda karşıma hep "iş adamı" ve "girişimci" olduğuna dair yazılar çıkıyor ama hiç bir yerde şu işi yaptı da emekli oldu diye net bir bilgiye rastlayamadım. Kendisini ilginç kılan instagram ve tiktok başta olmak üzere sosyal medyada sürekli genç eşi ile birlikte dans ederken paylaştığı gerçek ötesi videolardır. Instagram adresine buradan ulaşılabilir : Gianluca Vacchi sen kimsin..?
23 Ekim'de yani tam iki hafta önce bu başlığı #38 açmıştım, 1 Amerikan Doları 7,6 TL imiş. Bu sabah bakıyorum 8,48 TL olmuş. yüzde ondan fazla artmış iki haftada. ben de bu başlığı açayım buradan takip etmek daha kolay diye düşündüm.
Netflix'te yeni bir mini dizi başlamış. Adı "Bir Başkadır". Tüm sosyal medya bununla çalkalanıyor, herkes bunu konuşuyor. Bu aralar sağda solda sürekli Ferdi Özbeğen şarkıları gözünüze ve kulağınıza çarpıyorsa bu dizi yüzündendir.

Ben de merak ettim, sekiz bölümün tamamını seyrettim.

Dizi Beykoz Tokatköy'de ailesi ile yaşayan, Şişli'deki lüks rezidansta gündelik temizlik işçiliği yapan Meryem'in hayatından bir kesiti anlatıyor. Meryem, kendisinin anlamlandıramadığı ani bayılmalarının artması üzerine psikiyatri seanslarına başlıyor . Biz de bu kesite şahitlik ediyoruz.

Öncelikle Meryem karakterini canlandıran Öykü Karayel'den bahsetmek lazım. Diziyi izlerken aslında Öykü Karayel Meryem'in kendisi mi diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. İnanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Dizinin tamamı Meryem oluyor bir anda. Öte yandan Behzat Ç.'de Harun olarak izlediğimiz Fatih Artman da oynadığı role bürünüyor ve izlerken bizi alıp götürüyor.

Bir yandan uzun uzun yazmak istiyorum ama bir yandan da henüz izlememiş olanların keyfini kaçırmak istemiyorum. Ama özetle şunu söyleyebilirim; Seyirciyi yıllarca yalı-iş adamı, konak-ağa sarmalında oyalayan İstanbul merkezli dizi sektörü bence yavaş yavaş gerçek Türkiye'yi keşfediyor. Ama bunu yaparken aslında kendi deneyimlemediği bir dünyayı anlattığı için Afrika'ya gitmiş beyaz adam gibi bakıyor hadiselere. O gözle anlatıyor.

Sonuçta biraz vakit ayırıp izlemekten zarar gelmez, en azından neden her yerde Ferdi Özbeğen çalıyor onu anlamış olursunuz.