fbpx
Sevenin çok sevdiği, sevmeyenin ise hiç beğenmediği 3 bin lt dizel, 306 hp lik spor otomobil. Özellikle sport moddaki hızlanışını anlatmak yetmez, yaşamak gerekir. Piyasaya ilk sürüldüğünde yadırgansa da sonradan bir sınıfa adını verdi ve rakipleri tarafından da takip edildi.
65 yaş ve üzeri için 10.00-16.00 saatleri arasında sokağa çıkma kısıtlaması getirildi. Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün 10.11.2020 tarih ve 2020/80 tarihli İl Umumi Hıfzıssıhha kurul kararının ilgili kısmını aşağıda paylaşıyorum.

"... 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın her gün 10.00-16.00 saatleri arasında sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla dışarı çıkabileceklerine, bu saatler dışında 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın sokağa çıkmasının kısıtlanmasına,

10:00-16:00 saatleri dışında sokağa çıkma kısıtlaması olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımızdan,

a. Kamu görevinin niteliği mevcut durumun aciliyeti ve kamu hizmetinin sürekliliğinin sağlanmasında hizmetine ihtiyaç duyulacak başta doktorlar, sağlık çalışanları, eczacılar, seçimle iş başına gelmiş kamu görevlileri, sosyal hizmet kuruluşları görevlileri v.b. olmak üzere kamu görevlileri,

b. İşletme sahibi, esnaf, tüccar, sanayici, çiftçi, serbest meslek sahipleri ile çalışanlardan durumlarını aktif sigortalılıklarını gösteren SGK Hizmet Belgesi, Vergi Kaydı, Şirket Yetki Belgesi, Oda veya birlik kimliğinden biriyle belgeleyenler ile meslek odaları başkanlarının, muaf tutulmasına,

Kaymakamlarımız ve ilgili Kurumlarımızca konu hakkında gerekli hassasiyetin gösterilerek uygulamanın yukarıda belirtilen çerçevede eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesinin sağlanmasına, tedbirlere uymayanlarla ilgili Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282’nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesine, aykırılığın durumuna göre Kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılmasına, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına karar verildi."
Dün cep telefonuma böyle bir mesaj geldi :

Değerli hemşehrim,

Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak pandemi döneminde "İyilik hastalıktan daha bulaşıcıdır" söylemiyle başlattığımız, kent sınırlarını aşan ve tüm Türkiye'ye yayılan dayanışma ve yardımlaşma hareketi bazı kişileri rahatsız etmiş olup konu ile ilgili bilgi mesajımızı sizinle paylaşıyoruz. Mesajımızı okumak için TIKLAYIN

Saygılarımla.
Mansur YAVAŞ - Ankara Büyükşehir Belediye Başkan
ankara-çayyolu sarnıç avm'de çok lezzetli lahmacunlar yapan kebapçı. özellikle lahmacun severlerin uğrak yeridir. sahibi eski coğrafya öğretmeni turan cennetkuşu'dur.
Fransız'ın patrick mouratoglou varsa bizim de Batuhan Osmanoğlu'muz var. Kendisi Ankara Atlı Spor Tenis Kulübü'nün güzide tenis hocasıdır. Aslen inşaat mühendisi olup iyi tenisçi, iyi sporcu, güleryüzlü ve zarif bir insandır.
5 Kasım Perşembe günü CNN Türk'te Hande Fırat'ın sunduğu Gece Görüşü programında ABD seçimleri konuşulmuş. Programda Hürriyet Gazetesi'nin -sanırım ABD muhabiri- Razi Canikligil ile Gazeteci Zafer Şahin konukmuş. Bu iki konuk arasında bir tartışma çıkmış, Razi Canikligil diğer konuğa hakaret etmiş filan. Ertesi gün de CNN Türk bir açıklama yapıp izleyicilerden ve hakarete maruz kalan Zafer Şahin'den özür dilemiş. Yayın formatını tahmin edebilirsiniz, ekran üçe bölünmüş ortada Hande Fırat'ın, sağ ve solda da konukların canlı görüntüleri var. Ekranın altında da açıklamalar ve kayan haber bandı var. Klasik, haftada bir kaç akşam ekranda görmeye alışık olduğunuz CNN Türk ekran formatı yani.

Olayın kendisi tuhaf, iki yetişkin ve okur-yazar adamın canlı yayında birbirleri ile hakarete varacak şekilde tartışmaları filan zaten abes. Ama olaydan daha tuhaf olan, ertesi gün Yeni Akit'in CNN Türk'ün açıklamasını veriş şekli. Yeni Akit, web sitesindeki haberde CNN Türk'ün açıklama metninin yanı sıra programın da video kaydını vermiş. Fakat videoyu izleyince görüyoruz ki Hande Fırat'ın göğüs dekoltesi görüntünün o kısmı buzlanarak sansürlenmiş. Ekran görüntüsü burada : görsel


Yeni Akit web sitesindeki haber ve içerisindeki video da burada.
ankara'nın kıyasıya rekabet eden iki parkı; botanik ve seğmenler... gezi olayları döneminde popülaritesi doruk noktasına çıkan seğmenler parkı, pandemi döneminde yerini botanik parkına bırakmış gibi gözüküyor. eline termosunu, sandalyesini alan çankaya halkı mart ayından beri botanik parkını mesken edindi. tabi bu popülaritede yıllar sonra tekrar açılan atakule'nin de payını unutmamak lazım.
"Unutma Dersleri" ve "Rüyalar Anlatılmaz"ın yazarı Nermin Yıldırım'ın yeni kitabı.

Ebru Dedeoğlu'nun Cumhuriyet gazetesi için Nermin Yıldırım ile yaptığı röportajı buradan okuyabiliyoruz.
Netflix'te yeni bir mini dizi başlamış. Adı "Bir Başkadır". Tüm sosyal medya bununla çalkalanıyor, herkes bunu konuşuyor. Bu aralar sağda solda sürekli Ferdi Özbeğen şarkıları gözünüze ve kulağınıza çarpıyorsa bu dizi yüzündendir.

Ben de merak ettim, sekiz bölümün tamamını seyrettim.

Dizi Beykoz Tokatköy'de ailesi ile yaşayan, Şişli'deki lüks rezidansta gündelik temizlik işçiliği yapan Meryem'in hayatından bir kesiti anlatıyor. Meryem, kendisinin anlamlandıramadığı ani bayılmalarının artması üzerine psikiyatri seanslarına başlıyor . Biz de bu kesite şahitlik ediyoruz.

Öncelikle Meryem karakterini canlandıran Öykü Karayel'den bahsetmek lazım. Diziyi izlerken aslında Öykü Karayel Meryem'in kendisi mi diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. İnanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Dizinin tamamı Meryem oluyor bir anda. Öte yandan Behzat Ç.'de Harun olarak izlediğimiz Fatih Artman da oynadığı role bürünüyor ve izlerken bizi alıp götürüyor.

Bir yandan uzun uzun yazmak istiyorum ama bir yandan da henüz izlememiş olanların keyfini kaçırmak istemiyorum. Ama özetle şunu söyleyebilirim; Seyirciyi yıllarca yalı-iş adamı, konak-ağa sarmalında oyalayan İstanbul merkezli dizi sektörü bence yavaş yavaş gerçek Türkiye'yi keşfediyor. Ama bunu yaparken aslında kendi deneyimlemediği bir dünyayı anlattığı için Afrika'ya gitmiş beyaz adam gibi bakıyor hadiselere. O gözle anlatıyor.

Sonuçta biraz vakit ayırıp izlemekten zarar gelmez, en azından neden her yerde Ferdi Özbeğen çalıyor onu anlamış olursunuz.
Ne menem bir kişi olduğunu bir türlü çözemediğim, instagram'da 19 milyon takipçisi bulunan İtalyan vatandaşı emekli iş adamı. 53 yaşındaki bu şahsın ne iş yaptığını öğrenmeye çalıştığımda karşıma hep "iş adamı" ve "girişimci" olduğuna dair yazılar çıkıyor ama hiç bir yerde şu işi yaptı da emekli oldu diye net bir bilgiye rastlayamadım. Kendisini ilginç kılan instagram ve tiktok başta olmak üzere sosyal medyada sürekli genç eşi ile birlikte dans ederken paylaştığı gerçek ötesi videolardır. Instagram adresine buradan ulaşılabilir : Gianluca Vacchi sen kimsin..?
Türkiye'de batı müziği formları ile doğu müziğini piyanosunda buluşturan, türk müzik tarihinin bir dönemine damga vuran, "piyanist şantör" geleneğinin öncüsü, kadife sesli, naif, Türkçe'yi kusursuz kullanan İzmir'li müzisyen. 1941 doğumlu, 2013 yılında 72 yaşında prostat kanseri hastalığına yenik düşerek vefat etti. Toprağı bol olsun.
tam adı "ders101 bilim kültür sanat eğitim platformu" olan, inanılmaz keyifli konulara en hakim hocaları ilgilenenlerle buluşturan platform. Kudret Emiroğlu ile inancın tarihi ve sanatın antropolojisi, mehmet okyayuz ile dünyayı anlamanın düşünsel temelleri gibi akıl durdudan dersleri vardır. pandemiye kadar erimtan müzesi gibi şehrin en keyifli noktalarında ders yaparken pandemiden sonra dersleri zoom üzerinden online olarak yapmaya başlamıştır. Ders 101 Bilim Kültür Sanat Eğitim Platformu
İstanbul Esenyurt'ta bir kokoreççiye girip çıkanlardan şüphelenenler durumu polise ihbar ediyor. Polis ihbar üzerine kokoreççiyi basınca gözlerine inanamıyor zira adamlar alt katı pavyona çevirmişler vur patlasın çal oynasın ortam yapmışlar. Pes diyorum, videoyu buraya bırakıyorum : video

TRT Haber bültenlerinden tanıdığımız güler yüzlü, cana yakın, bilgili, en kritik haberleri sunarken bile iyimser ses tonu ile insana umut veren iletişim bilgesi. Aynı zamanda kişisel gelişim eğitimleri de vermektedir.
Ankara'da yaşayanlar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) tarihi konser salonunun arkasında kalan, 1992 yılından bu yana ha açıldı ha açılacak diyerek arap saçına dönen yeni konser salonu inşaatını biliyorlardır. Kale'den, Erimtan Müzesi'nin arka bahçesinden ya da Safranhan'ın terasından baktığınızda hemen gözünüze çarpan büyük bir küre kubbe ile piramidi andıran iki parçadan oluşan binadan bahsediyorum.

1992 yılında "Atatürk Kültür Merkezi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları" adı altında açılan mimari proje yarışmasını Mimar Semra Uygur ve Mimar Özcan Uygur'un sahibi olduğu Uygur Mimarlık kazanıyor. Aradan geçen yılların hikayesi buraya yazmak için uzun, 2020 yılına geldiğimize bu yıl içerisinde duyduğumuz nadir iyi haberlerden biri olarak CSO yeni konser salonu'nun açılışının 4 Aralık Cuma günü yapılacağının müjdesini alıyoruz.

Heyhat, tabi ki memleketimizde hiç bir müjde sorunsuz gelmiyor. Uygur Mimarlık'ın twitter hesabında bugün sitem dolu bir mesaj okuyoruz ve öğreniyoruz ki projenin müellifleri Mimar Semra Uygur ve Mimar Özcan Uygur açılışa resmi olarak davet edilmemiş. Yaptıkları açıklamada "Açılışa biletlerimiz ile gideceğiz" ifadesi ile kırgınlıklarını zarifçe ifade etmişler. twitter
twitter


Uygur Mimarlık'ın twitter üzerinden paylaştığı bu mesajın üzerinden bir kaç saat geçtikten sonra kendisini Bakan Bey'in Özel Kalem Müdürü olarak tanıtan bir kişinin twitter hesabından, Uygur çiftinin açılışa davet edildiği beyanatı veriliyor. Uygur Mimarlık da kendi hesaplarından bu açıklamayı "Kamuoyuna güncelleme" diyerek paylaşıyor. twitter


Gelinen noktada mimar çift açılışa katılacak diye anlıyorum. Davet edilmeme konusu zaten vahim ama devletin böyle resmi iletişimini twitter üzerinden yapması bir tek bana mı garip geliyor merak ediyorum..?
2021 seçimlerini demokrat rakibi joe biden'a kaybetti. kendisini twitter'dan kafasına göre attığı tivitlerden takip edip, oha amerikan başkanı da bu muymuş yani diyorduk. amigoluk yapmaya gerek yok, joe biden nedir ne değildir, abd için ne ifade ediyor hakkaten bilmiyorum. ama trump'a karşı kazanması acaba yerlere göklere konulamayan amerikan sistemi bir düzeltme yapıyor anlamına mı geliyor diye düşünerek hadiseleri anlamaya çalışıyordum. Bugün -kendisi de ABD'de yaşayan gazeteci- Oray Eğin Habertürk'teki köşesindeki "Et tu Brute (Sen de mi Brutus)" başlıklı yazısında şöyle bir şey yazmış :

"...Açıkçası, Cumhuriyetçiler sanki Trump’ın yenilgisine hazır ve bu durumdan da memnun görünüyorlar. Çünkü dört senelik Biden iktidarı partiye kendisini toparlaması, Trump etkisinden kurtulması, 2024’te daha geleneksel bir adayla çok daha kuvvetli bir şekilde iktidarı ele geçirmeleri için fırsat tanıyacak."

bilemiyorum gerçekten, joe biden yönetiminde Hint-Jamaika kökenli, eski Kaliforniya başsavcısı olan ve başkan yardımcısı olarak görevlendireceği Kamala Harris'in çok baskın olacağına dair yorumlar okuyorum. Oray Eğin'in yazdığı gibi Cumhuriyetçiler 2024 seçimleri için geri çekilmişken Joe Biden sonrası Kamala Harris de atak yapabilir.
Ankara'nın efsane kitapçısı Dost Kitabevi online alışveriş sitesi açmış. Ankara içinde öğlen saat 2'ye kadar verilen siparişleri aynı gün, 4'e kadar verilen siparişleri ertesi gün teslim ediyorlarmış : https://www.dostkitabevi.com
Dünya'da farklı konulardaki istatistikleri yayınlayan Statista.com sitesi 5 Kasım 2020 itibari ile Avrupa'da Covid-19 Pandemisine karşı alınan sokağa çıkma yasakları ve tedbirlerini gösteren bir grafik yayınladı.

Grafikte kırmızı renk ülke çapındaki sokağa çıkma kısıtları, turuncu renk yerel bazdaki sokağa çıkma kısıtları, pembe renk ülke çapındaki sokağa çıkma kısıtları, sarı renk ise yerel bazdaki sokağa çıkma kısıtları uygulayan ülkeleri gösteriyor.

görsel


Yazının tamamına (İngilizce) ise bu linkten ulaşılabilir.
1965 Ankara-Haymana doğumlu edebiyatçı, yazar. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İlk romanı Kuzey 2009 yılında yayımlandı. İkinci romanı Masumlar 2011'de çıktı. İstanbul İstanbul 2015'te yayımlandı. Son romanı ‘’Labirent’’ 2018’de yayımlandı. Romanları 40 dilde yayınlanmaktadır. Uzun yıllar yurt dışında Cambridge'de yaşamak zorunda kaldı. Masumlar ile 2011 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
M.Ö.150 yılında Romalı Cladius Ptolemy Algamest adlı eserinde Dünya'nın sabit olduğu, güneş, yıldızlar ve diğer gezegenlerin onun etrafında döndüğüne dair bir teori ortaya attı. Sonradan Ptolemaik Sistem adı verilen bu teori 16.yüzyıla kadar kabul gördü. 16.yüzyılda Galileo Heliosentrik yani güneşin merkezde olduğu ve dünya ile birlikte diğer gezegenlerin onun etrafında döndüğü modeli ortaya koydu.

Bunları niye yazıyorum, çünkü 16.yüzyılda bu iş çözüldü diğer gezegenlerle birlikte güneşin etrafında dönüyoruz diye düşünürken aşağıdaki linkte yer alan videoda izleyeceğiniz genç arkadaşlar heliosentrik modeli reddedip ptolemaik sisteme dönüş yapıyorlar. Bu konuşmalar 21.yüzyılda kayıt altına alınıyor. Buyrun : twitter
İkinci dünya savaşında Nazilerle işbirliği yapan Norveç başbakanı Vidkun Quisling. naziler 1945'de yenilince tutuklanıp idam edildi. bir ülkede düşmanla işbirliği yapan "vatan haini" siyaset adamlarına "quisling" denmektedir.
Katolik Hıristiyan dünyasının dini lideri Papa Francis, Vatikan'da yaptığı Kasım ayı duasında yapay zeka kullanımının insanlar arasında eşitsizlik artışına yola açabileceğina karşı uyarıda bulunmuş ve yapay zekanın tüm insanlar için çalışması çağrısında bulunmuş. Vatikan Şubat ayında da yapay zeka teknolojilerinin etik kullanımı için çağrı yapmıştı.
Teletıp ve medikal görüntü arşiv yazılımları üreten Datamed firmasının iki ortağından birisi. Enerjik ve sempatik ve insan seven insan. Artvinli. Yüksek elektronik mühendisi.
Bugün itibari ile tam adı Joseph Robinette Biden Jr. olan Joe Biden Amerika Birleşik Devletleri'nin 46. Başkanı olarak seçildi.
Estetik cerrahide doğallıktan yanaysanız eğer, muhakkak gitmeniz gereken başarılı bir cerrah. Bıkmadan usanmadan her işlemi detaylarıyla anlatması da cabası. Olabilecek, olamayacak işlemleri nedenleriyle anlatması, kaliteli ürünler kullanması insana güven duygusu veriyor. Dolgu ve botox uygulamaları yaptırdım ve son derece memnun kaldım, tavsiye ederim.
1959 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra, Paris Sorbonne Üniversitesi'nde doktorasını yapmış, Kuzey ve Latin Amerika'da -kendi tabiri ile- bazı duraklamalar yaptıktan sonra Paris'e geri dönmüştür. 1967 yılında ODTÜ'den aldığı davet üzerine ders vermeye başlamıştır. ODTÜ'de 40 yılı aşkın süre ders veren Erhan Hoca yaşayan bir efsanedir.

Yine kendi tabiri ile mühendislik-mimarlık öğretim-eğitim çerçevesi içinde yapı mekaniği ağırlıklı deprem mühendisliği konularına da bir miktar uzanan ve mimarlık tasarımı ile mühendislik projelendirmesi arasındaki organik bağları incelemeye yönelik dersler vermiş ve bu alanlardaki çeşitli araştırma konularıyla uğraşmıştır.

1978 Ecevit tarafından kurulan 42.Hükümet'de Yerel Yönetimler Bakanlığı müsteşarlığı görevini üstlenmiştir.

Erhan Hoca kelimenin tam anlamı ile bir "rönesans adamı"dır. Mühendisliğinin yanı sıra öğrenciliğinden itibaren yakından ilgilendiği sanatın her dalında hem üretim yapmış hem de eleştirmen olarak katkıda bulunmuştur.
Deva Partisi kurucusu ve genel başkanı. Şu anda Odtü Endüstri Mühendisliği'nin 4 üzerinden 4,00 ortalama ile bitirmiş olması ile pazarlanıyor. Neden 30 yıl önce mezun olduğu üniversitedeki not ortalamasına bakıyoruz onu anlamıyorum, daha düne kadar -toplamda 13 yıl- Ak Parti hükümetlerinde bakanlık yaptı. İcraatları, neyi iyi yapıp neyi iyi yapmadığı, neye ses çıkarıp neye ses çıkarmadığı ortada. Bunlar üzerinden değerlendirsek kendisini daha gerçekçi olmaz mı?
fransız yönetmen jean jacques annaud'nun 1981 yapımı filmi. daha çok "quest for fire" adıyla bilinir. ateşin keşfinden sonra insanın yaşadığı serüveni bilimsel ve felsefi açıdan seyirciye aktaran muazzam bir eser. filmde geçen birçok şeyi sorgulayacaksınız.
Bugün kaybetmişiz. Kendine has sesi ve hayatımın bir dönemine damga vuran ikonik şarkıları ile hep hatırlayacağım. Işıklar içinde uyusun. En sevdiğim şarkılarından birisi "Caddeden Sokaklara"dır. Videosu burada: video



Caddeden Sokaklara

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi,
Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi.
Bir kömür dumanı ile tütsülendi akşamlar,
Gurbete düşmüşlerin başına düştü damlar.

Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye,
Yollarını bekledim görüneceksin diye.
Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
Resmine sürme çektim kandillerin isinden.

Saksıda incilendi yapraklar senin için,
Söylendi gelmez diye uzaklar senin için.

Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle,
Saatler son gecemin geçti cenazesiyle.
Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü,
Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü.

Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye,
Yollarını bekledim görüneceksin diye.
Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
Resmine sürme çektim kandillerin isinden.

Saksıda incilendi yapraklar senin için,
Söylendi gelmez diye uzaklar senin için.
1995 yılında kurulmuş amerikan heavyrock metal grubudur. güzel abilerdir. vokalisti sully erna'nın sesi genelde metallica'nın solisti james hetfield'a benzetilir. "love-hate-sex-pain" isimli şarkıları hayatı iyi özetleyen dört kelimeyi içerir.
23 Ekim'de yani tam iki hafta önce bu başlığı #38 açmıştım, 1 Amerikan Doları 7,6 TL imiş. Bu sabah bakıyorum 8,48 TL olmuş. yüzde ondan fazla artmış iki haftada. ben de bu başlığı açayım buradan takip etmek daha kolay diye düşündüm.
Konya'daki bir süt fabrikasında (aslında 'süt toplama merkezi' deniyormuş) süt banyosu yaparken çektiği videosunu tiktok'ta yayınlayan adam. On üzerinden on puanlık rezalet. Videosu burada : twitter
Türkiye'nin kuzeyinden Fransa'nın kuzeyine, Trabzon'dan Lille kulübüne transfer olan ve bir Avrupa maçında İtalya'da Milana 3 gol atıp, hat-trick yaparak tüm dikkatleri üzerine çeken 1997 doğumlu Türk futbolcu. Olağanüstü yeteneğinin dışında başarısının arkasında nelerin olduğu kendi ağzından şu şekilde:

“Her alanın profesyonellerinden oluşan bir ekibimiz var. Kariyer yönetim ekibim, psikoloğum, kurs için öğretmenlerim var. Sadece bugünü, yarını değil, bundan 10-15 sene sonrayı da planlıyoruz. Uyku koçum Nick 2 ay önce ekibe katıldı. Günlük rutinim, alışkanlıklarım kayıt altına alındı. Sonra 80 soruluk bir test çözdük. Evin sıcaklık derecesinden, günlük beslenmeye kadar birçok veriye dayanarak bir uyku sistemi belirledik. Dinlendiğim ortamı revize ettik."

“Sabah evde kendime yarım saatlik bir zaman yaratıyorum dünyadaki gelişmeleri takip etmek için. Sonra kahvaltı ve antrenman için tesislere gidiyorum. İngilizce ve Fransızca derslerimi akşam yapıyoruz. Düzenli aralıklarla spor psikoloğumla seanslar yapıyorum."
Artvin'in bir ilçesi, dünyanın doğası en güzel ve en bakir yerlerinden biri olabilir. 2015 yılında Cittaslow kapsamına alındı ve Türkiye'nin sakin şehirleri arasında yer aldı. Şavşat'da bulunan muhteşem doğa harikası Karagöl'e ait bir video şurdan izlenebilir: video

Başkan Trump seçim sonuçları hakkında hiç bir dayanağı olmadan hile karıştırıldığı iddiasında bulununca açıklamasını canlı yayınlamakta olan televizyon kanalları yayını kesiyor ve konu hakkında yorum yapıyorlar. Olaylar Amerikan medyasında cereyan ediyor. Buradan izlenebilir : twitter
Şimdi konu malum, Covid-19 virüsüne karşı başarılı olduğu söylenen 4 ayrı aşı var. Bunlar Pfizer/BioNTech (Amerikan-Alman), Moderna (Amerikan), AstraZeneca/Oxford (İngiliz) ve Sinovac (Çinli) firmalarının geliştirdiği aşılar.

Bugün twitter'da "Hangi ülke kimden, kaç doz aşı siparişi verdi?" başlıklı bir grafiğe denk geldim. Bu grafikte ülkelerin milyon doz cinsindan yukarıdaki 4 üreticiden hangisi veya hangilerinden sipariş verdiğini görselleştirmişler. Grafik burada : twitter


Mesela bakıyorum, Avrupa Birliği kendisini garantiye almış Alman, Amerikan ve İngiliz aşılarından bir paket yapmış hepsini denemek istemiş belli ki. Keza ABD de öyle. Onlar da her üçünden ortaya karışık bir paket yapmış. Her ikisinin de ortak yanı karışık paketler yaparken en büyük payı İngiliz AstraZeneca/Oxford için kullanmaları olmuş. Japonya, İngiltere, Kanada için de aşağı yukarı aynı durum geçerli.

Grafikte listelenen 14 ülkenin 13'ü -en azından grafiğin ölçeği içerisinde gösterilecek büyüklükte- Çin aşısına yatırım yapmamış. Ama 14.ülke ki o ülke biz oluyoruz, sadece ve sadece Çinli Sinovac firmasının ürettiği aşıdan sipariş vermiş.

Bu 13 ülkenin bilmediği ama bizim bildiğimiz bir şey mi var acaba? Tüm gelişmiş ülkeler Amerikan, Alman ve İngilizinkini yaptırırken biz neden sadece Çinlinin aşısını yaptırıyoruz? Neden..?