fbpx
Russell Crowe'un başrolünde oynadığı 2020 yapımı film. Film bir kavşakta yol verme tartışması nedeniyle kendisine el kol hareketleri yapan kadını (Caren Pistorius) takip edip taciz eden psikopat bir sürücüyü konu alıyor. Az önce filmin tanıtımını izlediğimde Russel Crowe'un bu rol için bilmem kaç kilo aldığını, role nasıl hazırladığını filan görünce şaşırdım. Zira film aslında memleketimizin herhangi bir şehrinde trafikte sıradan bir günü anlatıyor. Russel Crowe bu role İstanbul trafiğinde hazırlanabilirdi. 20 günde kendisinden bir canavar yaratabilirdik. video

23 Ekim'de yani tam iki hafta önce bu başlığı #38 açmıştım, 1 Amerikan Doları 7,6 TL imiş. Bu sabah bakıyorum 8,48 TL olmuş. yüzde ondan fazla artmış iki haftada. ben de bu başlığı açayım buradan takip etmek daha kolay diye düşündüm.
İnternet hızını ölçmek için kullanılan güvenilir adres. Hadi download neyse ama 100 Mbps download hızının yanında 5 Mbps upload hızını her gördükçe, bu ülkenin internet servis sağlayıcılarına saydırmama sebep olan, sürekli kazıklanmak zorunda mıyız bu ülkede dedirten site. Bakın kahredin, denemesi bedava.
instagram üzerinden istifalı affını isteyen bir dönem bakanlık da yapmış damat berat bey'in sağlık sorunlarıyla birlikte telefonunun kapalı, kalbinin ise kırık olduğu biliniyor ama nerede olduğu bilinmiyor. yurtdışını hiç karıştırmadan kendisinin türkiye'de olduğunu varsayarsak; trabzon, ankara, istanbul en öne çıkan üç şehir.. Biraz irdeleyelim... trabzon küçük şehir ve karadeniz insanı sorumsuzca fevri hareket etmeyi sevdiğinden kesin birisi çıkar "damat bey ile kuymak keyfi" fotoğrafı paylaşırdı, haberimiz olurdu. sabredemezler iyi bilirim. ankara'da olsa saniyesinde haber olurdu, bizim de haberimiz olurdu. geriye istanbul kalıyor. bir bilen varsa lütfen söylesin.
Türkiye'nin kuzeyinden Fransa'nın kuzeyine, Trabzon'dan Lille kulübüne transfer olan ve bir Avrupa maçında İtalya'da Milana 3 gol atıp, hat-trick yaparak tüm dikkatleri üzerine çeken 1997 doğumlu Türk futbolcu. Olağanüstü yeteneğinin dışında başarısının arkasında nelerin olduğu kendi ağzından şu şekilde:

“Her alanın profesyonellerinden oluşan bir ekibimiz var. Kariyer yönetim ekibim, psikoloğum, kurs için öğretmenlerim var. Sadece bugünü, yarını değil, bundan 10-15 sene sonrayı da planlıyoruz. Uyku koçum Nick 2 ay önce ekibe katıldı. Günlük rutinim, alışkanlıklarım kayıt altına alındı. Sonra 80 soruluk bir test çözdük. Evin sıcaklık derecesinden, günlük beslenmeye kadar birçok veriye dayanarak bir uyku sistemi belirledik. Dinlendiğim ortamı revize ettik."

“Sabah evde kendime yarım saatlik bir zaman yaratıyorum dünyadaki gelişmeleri takip etmek için. Sonra kahvaltı ve antrenman için tesislere gidiyorum. İngilizce ve Fransızca derslerimi akşam yapıyoruz. Düzenli aralıklarla spor psikoloğumla seanslar yapıyorum."
Deva Partisi kurucusu ve genel başkanı. Şu anda Odtü Endüstri Mühendisliği'nin 4 üzerinden 4,00 ortalama ile bitirmiş olması ile pazarlanıyor. Neden 30 yıl önce mezun olduğu üniversitedeki not ortalamasına bakıyoruz onu anlamıyorum, daha düne kadar -toplamda 13 yıl- Ak Parti hükümetlerinde bakanlık yaptı. İcraatları, neyi iyi yapıp neyi iyi yapmadığı, neye ses çıkarıp neye ses çıkarmadığı ortada. Bunlar üzerinden değerlendirsek kendisini daha gerçekçi olmaz mı?
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yeni bir çalışma yapmış. Memleketimizde her ama her kayıtlı adres için 9 basamaklı bir kod oluşturmuşlar. Bundan böyle kargo için adresimizi verirken, bir arızda bildirirken ya da resmi makamlar için beyanda bulunurken, cadde, sokak, apartman, ilçe, posta kodu, il diye uzayıp giden bilgileri tek tek yazdırmak yerine örneğin 20 66 80 308 gibi 9 haneli kodumuzu söylememiz yeterli olacak. Karşı taraf devletin kurduğu bu sisteme kodu girip güncel adresine ulaşacak ve gerekli işlemi yapacak.

Çalışma bitmiş ancak testler yapılıyormuş. Yakında e-devlet'den girip adres kodumuzu alabilecekmişiz. PTT Kargo sistem açılır açılmaz ilk kullanan kargo şirketi olacakmış.
Logosundan araştırıp Semerkand TV'de yayınlandığını anladığım televizyon programında kim olduğunu anlamadığım şeyhin depremi konuşarak durdurduğunu anlatan adam ve onu nefessiz şekilde izleyen diğer adamlar grubu. Anlatan adamın yüzünde hınzır bir gülümseme var sanki, ne anlatsam gidiyor der gibi. Video burada : video

Türkiye'de batı müziği formları ile doğu müziğini piyanosunda buluşturan, türk müzik tarihinin bir dönemine damga vuran, "piyanist şantör" geleneğinin öncüsü, kadife sesli, naif, Türkçe'yi kusursuz kullanan İzmir'li müzisyen. 1941 doğumlu, 2013 yılında 72 yaşında prostat kanseri hastalığına yenik düşerek vefat etti. Toprağı bol olsun.
Ankara'nın efsane kitapçısı Dost Kitabevi online alışveriş sitesi açmış. Ankara içinde öğlen saat 2'ye kadar verilen siparişleri aynı gün, 4'e kadar verilen siparişleri ertesi gün teslim ediyorlarmış : https://www.dostkitabevi.com
Şimdi konu malum, Covid-19 virüsüne karşı başarılı olduğu söylenen 4 ayrı aşı var. Bunlar Pfizer/BioNTech (Amerikan-Alman), Moderna (Amerikan), AstraZeneca/Oxford (İngiliz) ve Sinovac (Çinli) firmalarının geliştirdiği aşılar.

Bugün twitter'da "Hangi ülke kimden, kaç doz aşı siparişi verdi?" başlıklı bir grafiğe denk geldim. Bu grafikte ülkelerin milyon doz cinsindan yukarıdaki 4 üreticiden hangisi veya hangilerinden sipariş verdiğini görselleştirmişler. Grafik burada : twitter


Mesela bakıyorum, Avrupa Birliği kendisini garantiye almış Alman, Amerikan ve İngiliz aşılarından bir paket yapmış hepsini denemek istemiş belli ki. Keza ABD de öyle. Onlar da her üçünden ortaya karışık bir paket yapmış. Her ikisinin de ortak yanı karışık paketler yaparken en büyük payı İngiliz AstraZeneca/Oxford için kullanmaları olmuş. Japonya, İngiltere, Kanada için de aşağı yukarı aynı durum geçerli.

Grafikte listelenen 14 ülkenin 13'ü -en azından grafiğin ölçeği içerisinde gösterilecek büyüklükte- Çin aşısına yatırım yapmamış. Ama 14.ülke ki o ülke biz oluyoruz, sadece ve sadece Çinli Sinovac firmasının ürettiği aşıdan sipariş vermiş.

Bu 13 ülkenin bilmediği ama bizim bildiğimiz bir şey mi var acaba? Tüm gelişmiş ülkeler Amerikan, Alman ve İngilizinkini yaptırırken biz neden sadece Çinlinin aşısını yaptırıyoruz? Neden..?
4 Kasım günü yayınlanan Resmi Gazete'ye göre Türkiye, Somali Devleti'nin Uluslararası Para Fonu IMF'ye olan o günkü kur ile yaklaşık 30 Milyon TL'lik borcunu kapatmış. Ödeme, ülkelerin IMF nezdindeki Özel Çekim Hakkı (SDR) denen bir yöntem ile yapılmış. Ödeme sonunda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu Somali Adalet Bakanı Abdulkadir Mohamed Nur bu tweet'i paylaşmış.

6 Kasım'da da Günboyu Gazetesi'nden Ümit Karadağ bu haberi paylaşmış. İlginç.
Sokakta kendisine mikforon uzatılan abimiz 16 saniyede hayatın sırrını veriyor. Buradan buyrun : twitter
İstanbul Esenyurt'ta bir kokoreççiye girip çıkanlardan şüphelenenler durumu polise ihbar ediyor. Polis ihbar üzerine kokoreççiyi basınca gözlerine inanamıyor zira adamlar alt katı pavyona çevirmişler vur patlasın çal oynasın ortam yapmışlar. Pes diyorum, videoyu buraya bırakıyorum : video

Hadise gerçek. İngiltere'nin güneybatısında Taunton adlı bir kasabada cereyan ediyor.

Pete Robson, 1992'de doğan oğlu Matthew'a her doğum gününde bir şişe Macallan single malt viski hediye ediyor. İskoç kökenli baba bu geleneğe 1992'de aldığı 1974 yılında üretilmiş 18 yıllık Macallan ile başlıyor. Sonra da her yıl bir şişe daha alarak, oğlu 18 yaşına geldiğinde ilginç bir koleksiyona sahip olmuş olur diye düşünmüş.

Çocuk tabi olayın ne olduğunu anlamıyor, zaten 18 yaşına gelinceye kadar şişeleri açmaması için babası tarafından katı kurallar koyulmuş.

Gelenek bu seneye, yani Matthew 28 yaşına gelene kadar devam ediyor. Matthew bu sene bir kısmı artık klasik haline gelen bu viski koleksiyonunu 40.000 İngiliz Sterlin'ine satıyor ve satın alacağı evin kredisinin peşinatını ödüyor.

Matthew da nasıl bir adamsa merak edip de şişelerin birini açayım da ilaç niyetini tadına bakayım dememiş.

Viskileri merak ediyorsanız da fotoğrafı burada : görsel
Mot Mask diye bir maske kullanıyorum. Mavi renkli, kalınlığı baya iyi. 50'lik kutularda satılıyor ancak kutu üzerinde barkod yok. Medikal ürünlerin Sağlık Bakanlığı'nın Ürün Takip Sistemi'nden barkod ile takip edilebildiğini öğrendiğimden beri içim içimi yiyor. Acaba kutusunda barkod olmayan bu maskeyi kullanarak hata mı ediyorum? en iyi maske ya da hadi bilemedin iyi markalar hangileridir, nereden bulabilirim?
Ne menem bir kişi olduğunu bir türlü çözemediğim, instagram'da 19 milyon takipçisi bulunan İtalyan vatandaşı emekli iş adamı. 53 yaşındaki bu şahsın ne iş yaptığını öğrenmeye çalıştığımda karşıma hep "iş adamı" ve "girişimci" olduğuna dair yazılar çıkıyor ama hiç bir yerde şu işi yaptı da emekli oldu diye net bir bilgiye rastlayamadım. Kendisini ilginç kılan instagram ve tiktok başta olmak üzere sosyal medyada sürekli genç eşi ile birlikte dans ederken paylaştığı gerçek ötesi videolardır. Instagram adresine buradan ulaşılabilir : Gianluca Vacchi sen kimsin..?
Memleketin efsane felsefe hocalarından biri olan Prof. Ahmet İnam, 15 yıl kadar önce Hayvan adlı dergiye bir beyanat vermiş. Beyanatın kaynağına ulaşamadım ama ulusal gazetelerin köşe yazılarında bile kendine yer bulmuş. Metin hepsinde aynı olduğu için doğruluğuna güvenerek buraya alıntılıyorum:

"...Bilge dediğin hem fırlama olur, hem de puşt olur. Bilge, hayatın bütün hazlarının ardından koşar ama o hazların hiçbirinin dangalağı olmaz. Serserilerle konuşur, berduşlarla arkadaşlık eder, bir sürü dedikodunun farkındadır, magazinleri izler ama bulaşmaz. Günde on beş dakika televizyon izler ama sonra genellikle evleri iki katlı olduğundan yukarı çıkar, Mevlana’yı Farsçasından okur, yatmadan önce iki bardak şarap içer.

Bilge adamda hem sokakta süren hayatı yaşayabilme yeteneği ve gücü vardır hem de o hayatın dışına çıkabilme cesareti. Yani bilge insan, hayatın içindedir. Leman’ı, Penguen’i okuduğu zaman esprileri anlar, mel mel bakmaz. Yani ben bilgeyim, bu adamlar ne biçim espri yapıyor, çok ayıp demez. Son çıkan küfürleri bilir. Yeni küfürler üretir. Yaşamdan tat almayı bilir ama bunu hiçbir zaman ayağa düşürmez. Ayağıyla yaşadığı yaşamı, yukarı çeker. O küfür ettiği zaman, küfür onda besmele gibi bir şey olur. Bizde bilge, yerinden kalkmaz, aksakallı, yemek yemez, çişi gelmez biri olarak bilinir. Oysa bilge dediğin doğal gaz kuyruğuna girer, sırasını kapan olursa kavga eder, gerekirse karakolluk olur."

Yazının tamamı buradan okunabilir. .
Türkiye Cumhuriyetinin gelmiş geçmiş en büyük tarihçisi, ordinaryus profesör. Türk akademisyen, tarihçi, üniversite idarecisi ve siyasetçi. DTCF dekanlığı, Türk Eğitim Derneği başkanlığı, Türk dil kurumu üyeliği ve türk tarih kurumu başkanlığı yapmıştır. 1982'de vefatına kadar, tarih alanında yüzlerce eser vermiştir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Ankara'da Napoli usulü pizza yapan şahane mekan. İki mimarın elinden çıkmış küçük, ferah ve zarif kapalı mekanının önünde şirin bir de bahçedi vardır. Napoli usülü hazırlanıp 48 mayalanmış hamurların üzerine taze malzemelerle şahane pofuduk pizzalar yiyebilirsiniz. instagram

M.Ö.150 yılında Romalı Cladius Ptolemy Algamest adlı eserinde Dünya'nın sabit olduğu, güneş, yıldızlar ve diğer gezegenlerin onun etrafında döndüğüne dair bir teori ortaya attı. Sonradan Ptolemaik Sistem adı verilen bu teori 16.yüzyıla kadar kabul gördü. 16.yüzyılda Galileo Heliosentrik yani güneşin merkezde olduğu ve dünya ile birlikte diğer gezegenlerin onun etrafında döndüğü modeli ortaya koydu.

Bunları niye yazıyorum, çünkü 16.yüzyılda bu iş çözüldü diğer gezegenlerle birlikte güneşin etrafında dönüyoruz diye düşünürken aşağıdaki linkte yer alan videoda izleyeceğiniz genç arkadaşlar heliosentrik modeli reddedip ptolemaik sisteme dönüş yapıyorlar. Bu konuşmalar 21.yüzyılda kayıt altına alınıyor. Buyrun : twitter
Ankara'da yaşayanlar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) tarihi konser salonunun arkasında kalan, 1992 yılından bu yana ha açıldı ha açılacak diyerek arap saçına dönen yeni konser salonu inşaatını biliyorlardır. Kale'den, Erimtan Müzesi'nin arka bahçesinden ya da Safranhan'ın terasından baktığınızda hemen gözünüze çarpan büyük bir küre kubbe ile piramidi andıran iki parçadan oluşan binadan bahsediyorum.

1992 yılında "Atatürk Kültür Merkezi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu ve Koro Çalışma Binaları" adı altında açılan mimari proje yarışmasını Mimar Semra Uygur ve Mimar Özcan Uygur'un sahibi olduğu Uygur Mimarlık kazanıyor. Aradan geçen yılların hikayesi buraya yazmak için uzun, 2020 yılına geldiğimize bu yıl içerisinde duyduğumuz nadir iyi haberlerden biri olarak CSO yeni konser salonu'nun açılışının 4 Aralık Cuma günü yapılacağının müjdesini alıyoruz.

Heyhat, tabi ki memleketimizde hiç bir müjde sorunsuz gelmiyor. Uygur Mimarlık'ın twitter hesabında bugün sitem dolu bir mesaj okuyoruz ve öğreniyoruz ki projenin müellifleri Mimar Semra Uygur ve Mimar Özcan Uygur açılışa resmi olarak davet edilmemiş. Yaptıkları açıklamada "Açılışa biletlerimiz ile gideceğiz" ifadesi ile kırgınlıklarını zarifçe ifade etmişler. twitter
twitter


Uygur Mimarlık'ın twitter üzerinden paylaştığı bu mesajın üzerinden bir kaç saat geçtikten sonra kendisini Bakan Bey'in Özel Kalem Müdürü olarak tanıtan bir kişinin twitter hesabından, Uygur çiftinin açılışa davet edildiği beyanatı veriliyor. Uygur Mimarlık da kendi hesaplarından bu açıklamayı "Kamuoyuna güncelleme" diyerek paylaşıyor. twitter


Gelinen noktada mimar çift açılışa katılacak diye anlıyorum. Davet edilmeme konusu zaten vahim ama devletin böyle resmi iletişimini twitter üzerinden yapması bir tek bana mı garip geliyor merak ediyorum..?
New York Times Magazine'in efsane editörü Gerald Marzorati, 60'lı yaşlarının başında emekli oluyor. 30 yıl gazetecilik yapan Marzorati, pek spora yatkın bir adam olmamasına rağmen -daha önce hiç deneyimlemediği- tenis oynamaya merak salıyor. Dersler alıyor, yılmadan çalışıyor ve bomba gibi bir tenis oyuncusuna dönüşüyor. Amerika'da farklı eyaletlerde turnuvalara katılmaya başlıyor, derecelere giriyor.

Marzorati tenis deneyimlerini 2016'da yazdığı "Late to The Ball" adlı kitapla paylaşıyor. Kitabın adını topa geç kalmak olarak tercüme edebiliriz. Ama bire bir İngilizce olarak çevirirseniz baloya geç kalmak olarak da düşünülebilir. Maalesef kitap Türkçe'ye tercüme ancak İngilizce baskısından okuyabilenler için harika bir 60'lı yaşlar yol haritası sunuyor ve itiraf edeyim ki insana cesaret aşılıyor.

Marzorati ile kitap hakkında yapılmış bir röportajı buradan izleyebilirsiniz : video



Linki klikleyince video Youtube'da oynamaya başlayacak. Röportaj İngilizce ancak Youtube'un otomatik altyazı çeviri özelliğini kullanarak Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz. Bunun için videoyu oynatmaya başladıktan sonra ekranın altındaki küçük bir ikonuna basarak ayarlar menüsünü açın, burada "Subtitles/CC (Altyazılar/CC)" seçeneğini Auto-translate (Otomatik tercüme) olarak işaretleyin ve Türkçe'yi seçin. Otomatik olarak yazılım tarafından bir tercüme olduğu için hatalar olabilir ama yine de Marzorati'nin ne dediğin anlaşılıyor.
akraba ziyaretleri, tokalaşma, öpüşerek selamlaşma ve vedalaşma, aşırı kalabalık ortamlar.
Teletıp ve medikal görüntü arşiv yazılımları üreten Datamed firmasının iki ortağından birisi. Enerjik ve sempatik ve insan seven insan. Artvinli. Yüksek elektronik mühendisi.
ankara'nın kıyasıya rekabet eden iki parkı; botanik ve seğmenler... gezi olayları döneminde popülaritesi doruk noktasına çıkan seğmenler parkı, pandemi döneminde yerini botanik parkına bırakmış gibi gözüküyor. eline termosunu, sandalyesini alan çankaya halkı mart ayından beri botanik parkını mesken edindi. tabi bu popülaritede yıllar sonra tekrar açılan atakule'nin de payını unutmamak lazım.
Bugün itibari ile tam adı Joseph Robinette Biden Jr. olan Joe Biden Amerika Birleşik Devletleri'nin 46. Başkanı olarak seçildi.
Netflix'te yeni bir mini dizi başlamış. Adı "Bir Başkadır". Tüm sosyal medya bununla çalkalanıyor, herkes bunu konuşuyor. Bu aralar sağda solda sürekli Ferdi Özbeğen şarkıları gözünüze ve kulağınıza çarpıyorsa bu dizi yüzündendir.

Ben de merak ettim, sekiz bölümün tamamını seyrettim.

Dizi Beykoz Tokatköy'de ailesi ile yaşayan, Şişli'deki lüks rezidansta gündelik temizlik işçiliği yapan Meryem'in hayatından bir kesiti anlatıyor. Meryem, kendisinin anlamlandıramadığı ani bayılmalarının artması üzerine psikiyatri seanslarına başlıyor . Biz de bu kesite şahitlik ediyoruz.

Öncelikle Meryem karakterini canlandıran Öykü Karayel'den bahsetmek lazım. Diziyi izlerken aslında Öykü Karayel Meryem'in kendisi mi diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. İnanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Dizinin tamamı Meryem oluyor bir anda. Öte yandan Behzat Ç.'de Harun olarak izlediğimiz Fatih Artman da oynadığı role bürünüyor ve izlerken bizi alıp götürüyor.

Bir yandan uzun uzun yazmak istiyorum ama bir yandan da henüz izlememiş olanların keyfini kaçırmak istemiyorum. Ama özetle şunu söyleyebilirim; Seyirciyi yıllarca yalı-iş adamı, konak-ağa sarmalında oyalayan İstanbul merkezli dizi sektörü bence yavaş yavaş gerçek Türkiye'yi keşfediyor. Ama bunu yaparken aslında kendi deneyimlemediği bir dünyayı anlattığı için Afrika'ya gitmiş beyaz adam gibi bakıyor hadiselere. O gözle anlatıyor.

Sonuçta biraz vakit ayırıp izlemekten zarar gelmez, en azından neden her yerde Ferdi Özbeğen çalıyor onu anlamış olursunuz.
Tam adı Şükrü Haluk Günuğur olan, Avrupa Birliği Hukuku konusunda Türkiye'deki en yetkin isim. Halen Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olan prof. dr. haluk günuğur yazdığı 25'den fazla kitabı ve yüzlerce akademik makalesinin üzerine şu dünya üzerindeki sohbeti en keyifli ve en zarif insanlardan birisidir.
Konda araştırma şirketi genel müdürü. 1956 yılında Çal/Denizli’de doğdu. 1979 yılında ODTÜ/İdari İlimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. 1979- 2003 yılları arasında çeşitli sanayi şirketlerinde yöneticilik yaptı. TV programlarında muhteşem analizler yapan bir entellektüeldir. 2020 yılında "Hikayesini Arayan Gelecek" adlı ilk kitabı yayımlanmıştır. Büyük birikimi ve KONDA araştırmalarının önemli verileriyle yola çıkarak yaşadığımız çağ, dünya ve Türkiye’yle ilgili sağlam değerlendirmelerde bulunuyor.
İngiltere'nin ulusal hava yolu şirketi British Airways'te çalışan bir hostesle ilgili ortalığı karıştıran bir skandala imza atıldı. Sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara 'Sevgili yolcular uçuşta sizinim, sizin için ne yapmamı istersiniz?' gibi ifadeler ekleyen hostesin bunu ek ücret için yaptığı düşünülüyor. Müstehcen fotoğraflarıyla birlikte iç çamaşırlarını da satan hostesin iç çamaşırlarının 25 sterline kadar alıcı bulduğu belirtildi. Örnek bir fotoğraf için şuna bakılabilir: görsel
Katolik Hıristiyan dünyasının dini lideri Papa Francis, Vatikan'da yaptığı Kasım ayı duasında yapay zeka kullanımının insanlar arasında eşitsizlik artışına yola açabileceğina karşı uyarıda bulunmuş ve yapay zekanın tüm insanlar için çalışması çağrısında bulunmuş. Vatikan Şubat ayında da yapay zeka teknolojilerinin etik kullanımı için çağrı yapmıştı.
fransız yönetmen jean jacques annaud'nun 1981 yapımı filmi. daha çok "quest for fire" adıyla bilinir. ateşin keşfinden sonra insanın yaşadığı serüveni bilimsel ve felsefi açıdan seyirciye aktaran muazzam bir eser. filmde geçen birçok şeyi sorgulayacaksınız.
Amerika'lı biyoteknoloji şirketi Moderna, klinik testleri halen devam eden Covid-19 aşısının tedavide yüzde 94,5 etkili olduğunu açıklamış. Pfizer'ın üzerinde çalıştığı aşıdan farklı olarak Moderna'nın aşısı 2-8 derece yani yaklaşık standart buzdolabı sıcaklığında 30 gün muhafaza edilebilecekmiş. Bu iyi haber çünkü Pfizer'in aşısı için eksi 70 derecelere varan saklama sıcaklıklarından bahsediliyor.
2021 seçimlerini demokrat rakibi joe biden'a kaybetti. kendisini twitter'dan kafasına göre attığı tivitlerden takip edip, oha amerikan başkanı da bu muymuş yani diyorduk. amigoluk yapmaya gerek yok, joe biden nedir ne değildir, abd için ne ifade ediyor hakkaten bilmiyorum. ama trump'a karşı kazanması acaba yerlere göklere konulamayan amerikan sistemi bir düzeltme yapıyor anlamına mı geliyor diye düşünerek hadiseleri anlamaya çalışıyordum. Bugün -kendisi de ABD'de yaşayan gazeteci- Oray Eğin Habertürk'teki köşesindeki "Et tu Brute (Sen de mi Brutus)" başlıklı yazısında şöyle bir şey yazmış :

"...Açıkçası, Cumhuriyetçiler sanki Trump’ın yenilgisine hazır ve bu durumdan da memnun görünüyorlar. Çünkü dört senelik Biden iktidarı partiye kendisini toparlaması, Trump etkisinden kurtulması, 2024’te daha geleneksel bir adayla çok daha kuvvetli bir şekilde iktidarı ele geçirmeleri için fırsat tanıyacak."

bilemiyorum gerçekten, joe biden yönetiminde Hint-Jamaika kökenli, eski Kaliforniya başsavcısı olan ve başkan yardımcısı olarak görevlendireceği Kamala Harris'in çok baskın olacağına dair yorumlar okuyorum. Oray Eğin'in yazdığı gibi Cumhuriyetçiler 2024 seçimleri için geri çekilmişken Joe Biden sonrası Kamala Harris de atak yapabilir.
Sevenin çok sevdiği, sevmeyenin ise hiç beğenmediği 3 bin lt dizel, 306 hp lik spor otomobil. Özellikle sport moddaki hızlanışını anlatmak yetmez, yaşamak gerekir. Piyasaya ilk sürüldüğünde yadırgansa da sonradan bir sınıfa adını verdi ve rakipleri tarafından da takip edildi.