fbpx
New York Times Magazine'in efsane editörü Gerald Marzorati, 60'lı yaşlarının başında emekli oluyor. 30 yıl gazetecilik yapan Marzorati, pek spora yatkın bir adam olmamasına rağmen -daha önce hiç deneyimlemediği- tenis oynamaya merak salıyor. Dersler alıyor, yılmadan çalışıyor ve bomba gibi bir tenis oyuncusuna dönüşüyor. Amerika'da farklı eyaletlerde turnuvalara katılmaya başlıyor, derecelere giriyor.

Marzorati tenis deneyimlerini 2016'da yazdığı "Late to The Ball" adlı kitapla paylaşıyor. Kitabın adını topa geç kalmak olarak tercüme edebiliriz. Ama bire bir İngilizce olarak çevirirseniz baloya geç kalmak olarak da düşünülebilir. Maalesef kitap Türkçe'ye tercüme ancak İngilizce baskısından okuyabilenler için harika bir 60'lı yaşlar yol haritası sunuyor ve itiraf edeyim ki insana cesaret aşılıyor.

Marzorati ile kitap hakkında yapılmış bir röportajı buradan izleyebilirsiniz : video



Linki klikleyince video Youtube'da oynamaya başlayacak. Röportaj İngilizce ancak Youtube'un otomatik altyazı çeviri özelliğini kullanarak Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz. Bunun için videoyu oynatmaya başladıktan sonra ekranın altındaki küçük bir ikonuna basarak ayarlar menüsünü açın, burada "Subtitles/CC (Altyazılar/CC)" seçeneğini Auto-translate (Otomatik tercüme) olarak işaretleyin ve Türkçe'yi seçin. Otomatik olarak yazılım tarafından bir tercüme olduğu için hatalar olabilir ama yine de Marzorati'nin ne dediğin anlaşılıyor.
Milli Piyango idaresi özelleştirildi ve 10 yıl süreyle işletme hakkı Demirören Holding'in iştiraki Sisal Şans'e devredildi.

Özelleştirme sonrası yapılacak ilk yılbaşı çekilişi bu olacak. Büyük ikramiye 100 milyon lira imiş. Biletler de tam 100, yarım 50 ve çeyrek 25 lira olarak satışa çıkmış.
Dünya'da farklı konulardaki istatistikleri yayınlayan Statista.com sitesi 5 Kasım 2020 itibari ile Avrupa'da Covid-19 Pandemisine karşı alınan sokağa çıkma yasakları ve tedbirlerini gösteren bir grafik yayınladı.

Grafikte kırmızı renk ülke çapındaki sokağa çıkma kısıtları, turuncu renk yerel bazdaki sokağa çıkma kısıtları, pembe renk ülke çapındaki sokağa çıkma kısıtları, sarı renk ise yerel bazdaki sokağa çıkma kısıtları uygulayan ülkeleri gösteriyor.

görsel


Yazının tamamına (İngilizce) ise bu linkten ulaşılabilir.
İngiltere'nin ulusal hava yolu şirketi British Airways'te çalışan bir hostesle ilgili ortalığı karıştıran bir skandala imza atıldı. Sosyal medya hesabında paylaştığı fotoğraflara 'Sevgili yolcular uçuşta sizinim, sizin için ne yapmamı istersiniz?' gibi ifadeler ekleyen hostesin bunu ek ücret için yaptığı düşünülüyor. Müstehcen fotoğraflarıyla birlikte iç çamaşırlarını da satan hostesin iç çamaşırlarının 25 sterline kadar alıcı bulduğu belirtildi. Örnek bir fotoğraf için şuna bakılabilir: görsel
This is us adlı diziyi izlemeye başlayınca heyecanla bu yeni başlığı #49 açtım. Dizi ilerledikçe fark ediyorum ki müzikleri de şahane. 1.Sezonun 3.bölümünde bir sahnede fonda Jackson C.Frank'ın 1965 yılında yazdığı "Blues run the game" çalıyor. Sahne bu linkten izlenebilir : video



Şarkının sözleri de aşağıda. Daha fazla detay vermeyeyim de diziyi izleyecek olanların tadı kaçmasın.

Catch a boat to England baby
Maybe to Spain
Wherever I have gone
Wherever I've been and gone
Wherever I have gone
The blues are all the same

Send out for whiskey baby
Send out for gin
Me and room service honey
Me and room service babe
Me and room service
Well we're living a life of sin

When I'm not drinkin' baby
You are on my mind
When I'm not sleepin' honey
When I ain't sleepin' mama
When I'm not sleepin'
You know you'll find me crying

Try another city baby
Another town
Wherever I have gone
Wherever I've been and gone
Wherever I have gone
The blues come followin' down

Livin' is a gamble baby
Lovin's much the same
Wherever I have played
Whenever I've thrown them dice
Wherever I have played
The blues have run the game

Maybe tomorrow honey
Some place down the line
I'll wake up older
So much older mama
I'll wake up older
And I'll just stop all my trying

Catch a boat to England baby
Maybe to Spain
Wherever I have gone
Wherever I've been and gone
Wherever I have gone
The blues are all the same
Şimdi konu malum, Covid-19 virüsüne karşı başarılı olduğu söylenen 4 ayrı aşı var. Bunlar Pfizer/BioNTech (Amerikan-Alman), Moderna (Amerikan), AstraZeneca/Oxford (İngiliz) ve Sinovac (Çinli) firmalarının geliştirdiği aşılar.

Bugün twitter'da "Hangi ülke kimden, kaç doz aşı siparişi verdi?" başlıklı bir grafiğe denk geldim. Bu grafikte ülkelerin milyon doz cinsindan yukarıdaki 4 üreticiden hangisi veya hangilerinden sipariş verdiğini görselleştirmişler. Grafik burada : twitter


Mesela bakıyorum, Avrupa Birliği kendisini garantiye almış Alman, Amerikan ve İngiliz aşılarından bir paket yapmış hepsini denemek istemiş belli ki. Keza ABD de öyle. Onlar da her üçünden ortaya karışık bir paket yapmış. Her ikisinin de ortak yanı karışık paketler yaparken en büyük payı İngiliz AstraZeneca/Oxford için kullanmaları olmuş. Japonya, İngiltere, Kanada için de aşağı yukarı aynı durum geçerli.

Grafikte listelenen 14 ülkenin 13'ü -en azından grafiğin ölçeği içerisinde gösterilecek büyüklükte- Çin aşısına yatırım yapmamış. Ama 14.ülke ki o ülke biz oluyoruz, sadece ve sadece Çinli Sinovac firmasının ürettiği aşıdan sipariş vermiş.

Bu 13 ülkenin bilmediği ama bizim bildiğimiz bir şey mi var acaba? Tüm gelişmiş ülkeler Amerikan, Alman ve İngilizinkini yaptırırken biz neden sadece Çinlinin aşısını yaptırıyoruz? Neden..?
Belgesellere meraklıyım. Amerika'da filan adamların eski binaları kritik noktalarına patlayıcılar yerleştirerek yıkmak için nasıl ince hesaplar yaptıklarını onlarca ayrı belgeselde izlemişimdir.

BBC'nin haberinden öğrendiğimize göre Bursa'da benzer bir yıkıma niyetleniliyor. Niyetleniliyor diyorum çünkü bina ilk patlatma ile yıkılmıyor. Videodan anladığımız kadarı ile ikinci kere patlatmayı deniyorlar ama onda da yıkılmıyor. Sonra yav bu iş olmadı diye bırakıp gidiyorlar ve bina ertesi gün kendiliğinden olduğu yere yıkılıyor.

Kendiliğinden olan olayların ülkesinde sıradan bir gün : twitter
Türkiye'de batı müziği formları ile doğu müziğini piyanosunda buluşturan, türk müzik tarihinin bir dönemine damga vuran, "piyanist şantör" geleneğinin öncüsü, kadife sesli, naif, Türkçe'yi kusursuz kullanan İzmir'li müzisyen. 1941 doğumlu, 2013 yılında 72 yaşında prostat kanseri hastalığına yenik düşerek vefat etti. Toprağı bol olsun.
tam adı "ders101 bilim kültür sanat eğitim platformu" olan, inanılmaz keyifli konulara en hakim hocaları ilgilenenlerle buluşturan platform. Kudret Emiroğlu ile inancın tarihi ve sanatın antropolojisi, mehmet okyayuz ile dünyayı anlamanın düşünsel temelleri gibi akıl durdudan dersleri vardır. pandemiye kadar erimtan müzesi gibi şehrin en keyifli noktalarında ders yaparken pandemiden sonra dersleri zoom üzerinden online olarak yapmaya başlamıştır. Ders 101 Bilim Kültür Sanat Eğitim Platformu
Artvin'in bir ilçesi, dünyanın doğası en güzel ve en bakir yerlerinden biri olabilir. 2015 yılında Cittaslow kapsamına alındı ve Türkiye'nin sakin şehirleri arasında yer aldı. Şavşat'da bulunan muhteşem doğa harikası Karagöl'e ait bir video şurdan izlenebilir: video

2021 seçimlerini demokrat rakibi joe biden'a kaybetti. kendisini twitter'dan kafasına göre attığı tivitlerden takip edip, oha amerikan başkanı da bu muymuş yani diyorduk. amigoluk yapmaya gerek yok, joe biden nedir ne değildir, abd için ne ifade ediyor hakkaten bilmiyorum. ama trump'a karşı kazanması acaba yerlere göklere konulamayan amerikan sistemi bir düzeltme yapıyor anlamına mı geliyor diye düşünerek hadiseleri anlamaya çalışıyordum. Bugün -kendisi de ABD'de yaşayan gazeteci- Oray Eğin Habertürk'teki köşesindeki "Et tu Brute (Sen de mi Brutus)" başlıklı yazısında şöyle bir şey yazmış :

"...Açıkçası, Cumhuriyetçiler sanki Trump’ın yenilgisine hazır ve bu durumdan da memnun görünüyorlar. Çünkü dört senelik Biden iktidarı partiye kendisini toparlaması, Trump etkisinden kurtulması, 2024’te daha geleneksel bir adayla çok daha kuvvetli bir şekilde iktidarı ele geçirmeleri için fırsat tanıyacak."

bilemiyorum gerçekten, joe biden yönetiminde Hint-Jamaika kökenli, eski Kaliforniya başsavcısı olan ve başkan yardımcısı olarak görevlendireceği Kamala Harris'in çok baskın olacağına dair yorumlar okuyorum. Oray Eğin'in yazdığı gibi Cumhuriyetçiler 2024 seçimleri için geri çekilmişken Joe Biden sonrası Kamala Harris de atak yapabilir.
atakule big chefs'in açılmasıyla kan kaybeden iran caddesi şubesi, pandemiyle birlikte tamamen kapandı. gerçekten çok üzgünüm, ankara'da uzun süre kalıcı olan güzel mekanların sayısı o kadar az ki... en güzel anılarımın geçtiği, en güzel fotoğraflarımın çekildiği mekanı çok özleyeceğim.
5 Kasım Perşembe günü CNN Türk'te Hande Fırat'ın sunduğu Gece Görüşü programında ABD seçimleri konuşulmuş. Programda Hürriyet Gazetesi'nin -sanırım ABD muhabiri- Razi Canikligil ile Gazeteci Zafer Şahin konukmuş. Bu iki konuk arasında bir tartışma çıkmış, Razi Canikligil diğer konuğa hakaret etmiş filan. Ertesi gün de CNN Türk bir açıklama yapıp izleyicilerden ve hakarete maruz kalan Zafer Şahin'den özür dilemiş. Yayın formatını tahmin edebilirsiniz, ekran üçe bölünmüş ortada Hande Fırat'ın, sağ ve solda da konukların canlı görüntüleri var. Ekranın altında da açıklamalar ve kayan haber bandı var. Klasik, haftada bir kaç akşam ekranda görmeye alışık olduğunuz CNN Türk ekran formatı yani.

Olayın kendisi tuhaf, iki yetişkin ve okur-yazar adamın canlı yayında birbirleri ile hakarete varacak şekilde tartışmaları filan zaten abes. Ama olaydan daha tuhaf olan, ertesi gün Yeni Akit'in CNN Türk'ün açıklamasını veriş şekli. Yeni Akit, web sitesindeki haberde CNN Türk'ün açıklama metninin yanı sıra programın da video kaydını vermiş. Fakat videoyu izleyince görüyoruz ki Hande Fırat'ın göğüs dekoltesi görüntünün o kısmı buzlanarak sansürlenmiş. Ekran görüntüsü burada : görsel


Yeni Akit web sitesindeki haber ve içerisindeki video da burada.
Fransız'ın patrick mouratoglou varsa bizim de Batuhan Osmanoğlu'muz var. Kendisi Ankara Atlı Spor Tenis Kulübü'nün güzide tenis hocasıdır. Aslen inşaat mühendisi olup iyi tenisçi, iyi sporcu, güleryüzlü ve zarif bir insandır.
1940'ta İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesini birincilikle bitirdi. Lyon Fransa'da Elektronik yük. müh. diploması aldı. Hacettepe Üniversitesi Bilgi İşlem Müdürlüğünü 1967 yılında kurdu. 18 yıldan fazla bu merkezde görev aldı. 19712de Türkiye Bilişim Derneğini kurdu. Türkçe'ye olan tutkusu ile bilinir. Bilgisayar, bilgi işlem, yazılım, donanım, bilişim, bellek, imleç, çevrimiçi vb. Türkçe bilişim terimlerini geliştirdi (yaklaşık 2.500 yeni sözcük) Prof. Dr. Aydın Köksal iyi düzeyde İngilizce, Fransızca, İtalyanca bilmekte, Almanca ve İspanyolca teknik belgeler üzerinde de çalışma yapabilmektedir. 52 yaşında, resim yapmaya başlamış ve iki buçuk yılda 55 tablo yapmıştır. Daha önce keman çalmış ancak 65 yaşında ise piyano dersleri alarak Beethoven’in Ay Işığı Sonatı (Adagio), Schubert’in Serenad’ı, Chopin’in Do Diyez Minör Noktürn’ü, Opus 64 No. 2 Vals’i gibi sevdiği birkaç yapıtı öğrenmiştir. Özetle yaşayan efsanedir kendisi.
ankara'da karum'dan tunalı'ya doğru bir kaç yüz metre yürüdükten sonra hemen sağda, hayat apartmanı'nın altına gizlemiş şirin kafe. kafenin sahibi aile tarafından işletiliyor. "eclair" olarak yazıldığını da burası sayesinde öğrendiğim ekler pastacıklar çok başarılı. kalabalıktan kaçıp biraz nefeslenip, tunalı ve seğmenler parkı istikametinde akan kalabalıkları uzaktan izlerken kahvenizi yudumlayacağınız güzel mekan.
Tam adı Şükrü Haluk Günuğur olan, Avrupa Birliği Hukuku konusunda Türkiye'deki en yetkin isim. Halen Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olan prof. dr. haluk günuğur yazdığı 25'den fazla kitabı ve yüzlerce akademik makalesinin üzerine şu dünya üzerindeki sohbeti en keyifli ve en zarif insanlardan birisidir.
Ankara Kavaklıdere'de Karum'un tam karşısında bulunan, yaş ortalaması ve sosyo-ekonomik seviyesi yüksek insanların üye olduğu, her isteyenin giremediği, yüksek üyelik ücretini geçtim en az iki referans istenen, üyelik başvurusu ilan tahtasında 10 gün askıda kalan, yemekleri muhteşem klup. Yeşillikler içinde vaha gibidir. Yıllarca önünden geçersin ama burada böyle bir yerin olduğunu hayal dahi edemezsin.
Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) dün twitter hesabından yaptığı bir paylaşımla gündeme bombayı bıraktı. AST, yaptığı paylaşımda 6 Aralık 1963'de açılan Kızılay Ihlamur Sokak'taki tarihi salonunu pandemi döneminde karşı karşıya kaldıkları zorluklar, mülk sahibinin dayattığı ağır koşullar gibi nedenlerle boşaltmak zorunda kaldığını haber veriyordu. twitter


Az önce Ünsal Ünlü(*), her sabah yaptığı canlı yayını öncesi, sabahın erken saatlerinde Mansur Yavaş Başkan'la konuştuğunu ve Başkan'ın konuyu takip ettiğini söyleyip AST için çözüm bulmaya çalışacağını müjdeledi. İlginç olan, Mansur Yavaş'ın Ünsal Ünlü ile yaptığı konuşmada, sağ gelenekten gelen bir siyasetçi olarak aslında AST'a hiç gitmediğini ve herhangi bir oyun izlemediğini ancak şehrin belleğini korumak açısından konuyu mutlaka çözüm bulacağını söylemesi idi.
arap gözü ile türkiye'yi de anlatan sürgündeki Mısır'lı gazeteci. Müslüman kardeşler ekolünden. youtube kanalında sabır meşhur youtube çok sayıda videosu var. videolar arapça ve türkçe alt yazılı. ilginç bir fiziği ve anlatım tarzı var kesinlikle. 3. Dünya Savaşı Çıkınca Çin Ordusu Türkiye'ye Nasıl Ulaşır? başlıklı videosu ile beni benden aldı.
Alman Devleti Covid-19'la mücadele için eğlenceli bir video hazırlamış. Türkçe altyazılı olarak buradan izliyebiliyoruz: twitter
Türkiye'nin kuzeyinden Fransa'nın kuzeyine, Trabzon'dan Lille kulübüne transfer olan ve bir Avrupa maçında İtalya'da Milana 3 gol atıp, hat-trick yaparak tüm dikkatleri üzerine çeken 1997 doğumlu Türk futbolcu. Olağanüstü yeteneğinin dışında başarısının arkasında nelerin olduğu kendi ağzından şu şekilde:

“Her alanın profesyonellerinden oluşan bir ekibimiz var. Kariyer yönetim ekibim, psikoloğum, kurs için öğretmenlerim var. Sadece bugünü, yarını değil, bundan 10-15 sene sonrayı da planlıyoruz. Uyku koçum Nick 2 ay önce ekibe katıldı. Günlük rutinim, alışkanlıklarım kayıt altına alındı. Sonra 80 soruluk bir test çözdük. Evin sıcaklık derecesinden, günlük beslenmeye kadar birçok veriye dayanarak bir uyku sistemi belirledik. Dinlendiğim ortamı revize ettik."

“Sabah evde kendime yarım saatlik bir zaman yaratıyorum dünyadaki gelişmeleri takip etmek için. Sonra kahvaltı ve antrenman için tesislere gidiyorum. İngilizce ve Fransızca derslerimi akşam yapıyoruz. Düzenli aralıklarla spor psikoloğumla seanslar yapıyorum."
Haftasonu bir iki kere hapşurup, ateşim de 36,9 dereceye çıkınca eyvah covid oldum diye paniğe kapıldım. Sonrasında elime geçen her parfümü, soğanı, sarımsağı, meyveyi ve baharatı koklayarak saatlerimi geçirdim. Sonrasında ateşim düşüp, başka da bir belirti göstermeyince kendi kendime sakinleştim. Belli ki kış ayları zor geçecek. Her öksürükte, her belirtide grip mi, soğuk algınlığı mı, covid mi diye paniğe kapılacağız.

Sağlık Bakanlığı süper bir hizmet yapmış, "Covid-19, Grip, Soğuk Algınlığı ve Mevsimsel Alerjilerin Belirtileri Arasındaki Farklar" başlıklı bir online broşür yayınlamış. Mazallah, herhangi bir belirti görüldüğünde önce bu broşüre bakmak faydalı olabilir : görsel
Moğollar, pandemi dönemini boş geçirmemiş. Toplam 16 şarkıdan oluşan 2 albüm kaydetmişler. Kayıtlar eskiden yapıldığı gibi doğrudan plağa kayıt yöntemi ile yapılmış, yani tüm grup aynı anda canlı olarak çalarken kaydedilmiş. Malum, son 20 yıldır böyle bir yöntem izleyecek cesarette grup kalmamıştı, tüm enstrümanlar ve şarkıcı ayrı ayrı kaydedilip hataları düzeltildikten, bin türlü efekt koyulduktan sonra nihai kayıt bilgisayarda birleştiriliyordu.

Albümler 11 Aralık'ta piyasaya çıkacakmış ama "Iklığ" adlı şarkıyı önden yayınlamışlar. "Iklığ" yaylı kopuzun yani videoda Cahit Berkay'ın çaldığı entrümanın adı imiş. Kayıt sırasında stüdyoda Baba Zula ekibi de var. Kulaklarımızın pası silinsin : video

1965 Ankara-Haymana doğumlu edebiyatçı, yazar. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İlk romanı Kuzey 2009 yılında yayımlandı. İkinci romanı Masumlar 2011'de çıktı. İstanbul İstanbul 2015'te yayımlandı. Son romanı ‘’Labirent’’ 2018’de yayımlandı. Romanları 40 dilde yayınlanmaktadır. Uzun yıllar yurt dışında Cambridge'de yaşamak zorunda kaldı. Masumlar ile 2011 yılı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.
Sevenin çok sevdiği, sevmeyenin ise hiç beğenmediği 3 bin lt dizel, 306 hp lik spor otomobil. Özellikle sport moddaki hızlanışını anlatmak yetmez, yaşamak gerekir. Piyasaya ilk sürüldüğünde yadırgansa da sonradan bir sınıfa adını verdi ve rakipleri tarafından da takip edildi.
"Unutma Dersleri" ve "Rüyalar Anlatılmaz"ın yazarı Nermin Yıldırım'ın yeni kitabı.

Ebru Dedeoğlu'nun Cumhuriyet gazetesi için Nermin Yıldırım ile yaptığı röportajı buradan okuyabiliyoruz.
Ne menem bir kişi olduğunu bir türlü çözemediğim, instagram'da 19 milyon takipçisi bulunan İtalyan vatandaşı emekli iş adamı. 53 yaşındaki bu şahsın ne iş yaptığını öğrenmeye çalıştığımda karşıma hep "iş adamı" ve "girişimci" olduğuna dair yazılar çıkıyor ama hiç bir yerde şu işi yaptı da emekli oldu diye net bir bilgiye rastlayamadım. Kendisini ilginç kılan instagram ve tiktok başta olmak üzere sosyal medyada sürekli genç eşi ile birlikte dans ederken paylaştığı gerçek ötesi videolardır. Instagram adresine buradan ulaşılabilir : Gianluca Vacchi sen kimsin..?
ankara-çayyolu sarnıç avm'de çok lezzetli lahmacunlar yapan kebapçı. özellikle lahmacun severlerin uğrak yeridir. sahibi eski coğrafya öğretmeni turan cennetkuşu'dur.
grip aşısı tedariğinde yaşanan sorunların üstesinden gelmek için işe yarayabilir. onların grip aşısı varsa bizim de grip muskamız var gazı verilebilir. Her sene ekim ayında grip muskaları e-devlet üzerinden dağıtılabilir mesela.
Amerika'lı biyoteknoloji şirketi Moderna, klinik testleri halen devam eden Covid-19 aşısının tedavide yüzde 94,5 etkili olduğunu açıklamış. Pfizer'ın üzerinde çalıştığı aşıdan farklı olarak Moderna'nın aşısı 2-8 derece yani yaklaşık standart buzdolabı sıcaklığında 30 gün muhafaza edilebilecekmiş. Bu iyi haber çünkü Pfizer'in aşısı için eksi 70 derecelere varan saklama sıcaklıklarından bahsediliyor.
Starbucks gibi olmaya çalışıyor gibi geliyor bana. Bardaklardaki yeşilin tonu mesela.
Mülkiye (İktisat) mezunu gazeteci. Pek çok medya kuruluşunda spiker, muhabir ve editor olarak çalıştıktan sonra şu anda her sabah periscope, youtube ve twitter üzerinden kendi internet kanalında serbest gazetecilik yapıyor. Canlı yayınını Twitter'dan takip etmek etmek bana daha kolay geliyor. Her sabah 9.00-9.30 arasında ilk yayın, sonra da 10.30-11.30 arasında gazete haberlerini yorumluyor. twitter
Konya'daki bir süt fabrikasında (aslında 'süt toplama merkezi' deniyormuş) süt banyosu yaparken çektiği videosunu tiktok'ta yayınlayan adam. On üzerinden on puanlık rezalet. Videosu burada : twitter
1985-1995 yılları arasında üretilmiş, sonradan e-class'a evrilmiş alman endüstrisi şaheseri. mercedes denildiğinde bir neslin aklına ilk bu model gelir.
Deva Partisi kurucusu ve genel başkanı. Şu anda Odtü Endüstri Mühendisliği'nin 4 üzerinden 4,00 ortalama ile bitirmiş olması ile pazarlanıyor. Neden 30 yıl önce mezun olduğu üniversitedeki not ortalamasına bakıyoruz onu anlamıyorum, daha düne kadar -toplamda 13 yıl- Ak Parti hükümetlerinde bakanlık yaptı. İcraatları, neyi iyi yapıp neyi iyi yapmadığı, neye ses çıkarıp neye ses çıkarmadığı ortada. Bunlar üzerinden değerlendirsek kendisini daha gerçekçi olmaz mı?