fbpx
New York Times Magazine'in efsane editörü Gerald Marzorati, 60'lı yaşlarının başında emekli oluyor. 30 yıl gazetecilik yapan Marzorati, pek spora yatkın bir adam olmamasına rağmen -daha önce hiç deneyimlemediği- tenis oynamaya merak salıyor. Dersler alıyor, yılmadan çalışıyor ve bomba gibi bir tenis oyuncusuna dönüşüyor. Amerika'da farklı eyaletlerde turnuvalara katılmaya başlıyor, derecelere giriyor.

Marzorati tenis deneyimlerini 2016'da yazdığı "Late to The Ball" adlı kitapla paylaşıyor. Kitabın adını topa geç kalmak olarak tercüme edebiliriz. Ama bire bir İngilizce olarak çevirirseniz baloya geç kalmak olarak da düşünülebilir. Maalesef kitap Türkçe'ye tercüme ancak İngilizce baskısından okuyabilenler için harika bir 60'lı yaşlar yol haritası sunuyor ve itiraf edeyim ki insana cesaret aşılıyor.

Marzorati ile kitap hakkında yapılmış bir röportajı buradan izleyebilirsiniz : video



Linki klikleyince video Youtube'da oynamaya başlayacak. Röportaj İngilizce ancak Youtube'un otomatik altyazı çeviri özelliğini kullanarak Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz. Bunun için videoyu oynatmaya başladıktan sonra ekranın altındaki küçük bir ikonuna basarak ayarlar menüsünü açın, burada "Subtitles/CC (Altyazılar/CC)" seçeneğini Auto-translate (Otomatik tercüme) olarak işaretleyin ve Türkçe'yi seçin. Otomatik olarak yazılım tarafından bir tercüme olduğu için hatalar olabilir ama yine de Marzorati'nin ne dediğin anlaşılıyor.
Tenis zor bir spor doğru, ama ben de 50 yaşından sonra tenise başlayıp kortlarda rüzgar gibi esen adamlar ve kadınlar tanıyorum. Bakınız Dünya'nın en önemli tenis oyuncularından, şampiyonlar şampiyonu ve WTA'nın kurucusu Billi Jean King 77. yaşını bugün kortta tenis oynarak kutladı : twitter
ben de tenise geç başlayıp müdavimi olanlardanım. izlemeyi çocukluğumdan beri sevdiğim spora ancak 40lı yaşlarımda başladım ve oynamaktan müthiş keyif alıyorum, herkese şiddetle tavsiye ederim.
60 yaşından sonra tenis değil de güreş sporunu öneriyor kimi çevreler. Anlaşmazlık durumunda raket bir silah olabilir teniste.
60 yaşında güreşe devam eden sporcu bulamazsın zira onlar 40'lı yaşlarının sonunda kariyerlerine banka yönetim kurulu üyesi olarak devam ediyorlar. İleri yaşlar için tenis iyidir.
1954 doğumlu olan QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı başkanı Ömer Aras 50 yaşında tenise başlamış. Şu anda 66 yaşında ve aktif olarak oynuyor anladığımız kadarı ile. Kendisinden öğreniyoruz ki ileri yaşlarda başlanan tenise "Senyör tenisi" deniyormuş. Yani Kıdemli Tenisi. Zorlarsam Kıdemli Vatandaş Tenisi de diyebiliriz.

Ömer Aras, Kort dergisine verdiği "Gençlik aşısı, tenis " başlıklı röportajda senyör tenisi ve kendisinin tenise bakışından bahsetmiş :

"Tenis beni çok rahatlatıyor. Tenis oynarken kafamı boşaltma imkanı buluyorum, stres atma anlamında da çok önemli... Teniste konsantrasyon çok önemli, topa konsantre olmanız lazım. Aklınız başka yerde olursa başarılı olmanız mümkün değil, dolayısıyla uzun yıllardır hem izleyici, hem de oyuncu olarak tenis bana çok cazip geldi ve hayatımda çok önemli bir yer işgal etmeye başladı. Aynı zamanda da çok değişik meslek gruplarından gelen, yeni tanıştığım arkadaşlarım oldu. Burada ortak payda tenis... Çünkü tenis kendi güzel ortamını yaratıyor, sadece kortta değil, kort öncesi ve sonrasında da bir yaşam var. Maçla ilgili sohbetler, tartışmalar bütün bunları bir bütün olarak düşünüyoruz.

Senyör tenisinin güzelliği aynı zamanda kişileri motive etmesi... Bugün spor salonuna gittiğinizde aldığınız motivasyon çok bireysel bazda kalıyor, burada tekler ya da çiftlerde bir rekabet ortamı olduğu için... Hele bu bir de denk maç yaptığınız takdirde aldığınız zevk bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Bu arada belli bir yaşın üzerindeki insanların, gençmiş, çocukmuş hissi yaşaması, tenisin böyle bir zevk vermesi ona bir ayrıcalık tanıyor. Diğer sporlar arasında tenisin en büyük farkı uzun yıllar yapılabilmesi...

Senyör tenisine bir parantez açmak istiyorum. Senyör tenisi bence performans tenisini de etkileyen bir konu... 'Ne gerek var senyör tenisine' diye düşünmemek lazım. Tenisi seven senyörler, kendi çocuklarını ve torunlarını tenise yönlendireceklerdir. Dolayısıyla tenisin böyle bir avantajı da var... Tenis 50, 60, 70 hatta 80 yaşında oynanabiliyor. Bugün 80 yaşında futbol ya da basketbol oynayamazsınız; ama tenis oynayabilirsiniz. Tenis oynayan bir senyörün kendi çocuk ve torunlarını bu spora yönlendirme olasılığı çok yüksek. Dolayısıyla senyör tenisini, performans tenisinin gelişmesi açısından destekleyen boyutta ele almak lazım. Bu boyutuyla senyör tenisini önemsiyorum."
1943 doğumlu Ruhan Esen, emekliliğe hazırlanırken 46 yaşında kendim için bir şeyler yapmalıyım diyerek tenis oynamaya başlıyor. Tenisi o kadar seviyor ki kendi deyişiyle arkadaşları güne giderken o tenis kortlarına gitmeye başlıyor. 50'li yaşlarından itibaren turnuvalara katılmaya ve ödüller almaya başlıyor. 65 yaşında uluslararası turnuvalarda boy gösteriyor.

2014 Yılı Süper Senior Dünya Şampiyonası için kortlara çıkmadan önce verdiği röportajda "Herkes beni örnek alıyor, arkadaşlarımda canlanma var. Tenis, hayatımın dönüm noktası oldu çünkü 70 yaşında, ikinci hayata başladım ve çok mutluyum. Hareketli ve sağlıklı bir hayatın tadını çıkarıyorum. Oturup ölümü beklemektense tenis oynayarak mutlu yaşıyorum. Bu yaşımda spor yaptığım için kendimi çok rahat hissediyorum. Aksine spor sayesinde gençleşiyorum." diyor.

2018 yılında Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) 75+ yaş kategorisinde tek kadınlarda 9, çiftlerde ise 11. sıraya yükseliyor. Türkiye'de bunu daha önce başaran bir kadın sporcu bulunmuyor.

Habertürk : Ruhan Esen 75 yaşında ilki başardı (2018)